Kuran.com
Kuran.com

Kuran.com

القرآن الكريم

اختيار اللغة

TR EN AR
۞
translate
Aa

سُوْرَۃُ الشُّعَرَاء

التركية - الملالي حمدي يازر

Bismillah
Tâ, Sîn, Mîm. ۝ 1 Bunlar sana apaçik kitabin âyetleridir. ۝ 2 (Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kiyacaksin! ۝ 3 Biz dilersek onlarin üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunlari egilekalir. ۝ 4 Bununla beraber kendilerine O Rahmân´dan yeni bir ögüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler. ۝ 5 Üstelik (ona) "yalandir" dediler; fakat onlara alay edip durduklari seyin haberleri yakinda gelecektir. ۝ 6 Yeryüzüne bir bakmadilar mi? Biz orada her güzel çiftten nice bitkiler yetistirmisiz. ۝ 7 Süphesiz ki bunda mutlak bir âyet (nisane) vardir; ama onlarin çogu iman etmezler. ۝ 8 Ve süphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir. ۝ 9 Bir vakit de Rabbin, Musa´ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi. ۝ 10 "Firavun kavmine, hâlâ sakinmayacaklar mi?" ۝ 11 (Musa) söyle seslendi: "Ya Rab! Dogrusu ben korkarim ki beni yalanci sayarlar." ۝ 12 "Ve gögsüm daralir, dilim dönmez, onun için Harun´a da elçilik ver." ۝ 13 "Hem onlarin bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayi korkarim ki, hemen beni öldürürler." ۝ 14 (Allah): "Hayir hayir" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Süphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onlari) isitiyoruz." ۝ 15 "Haydin Firavun´a gidin de deyin ki: Inan biz, âlemlerin Rabbinin elçisiyiz. ۝ 16 Israil ogullarini bizimle beraber gönder." ۝ 17 "Â, dedi, biz seni çocukken himayemize alip büyütmedik mi? Hayatinin bir çok yillarini aramizda geçirmedin mi?" ۝ 18 "Sonunda o yaptigin (kötü) isi de yaptin. Sen nankörün birisin!" ۝ 19 Musa, "Ben, dedi, o isi o anda yaptim ki saskinlardandim." ۝ 20 "Sizden korkunca da hemen aranizdan kaçtim. Sonra Rabbim bana hikmet bahsetti ve beni peygamberlerden kildi." ۝ 21 "O basima kaktigin nimet de (aslinda) Israil ogullarini kendine köle edinmis olmandir. " ۝ 22 Firavun söyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dedigin nedir ki?" ۝ 23 Musa cevap olarak: "Eger isin gerçegini düsünüp anlayan kisiler olsaniz (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasinda bulunan her seyin Rabbi´dir." ۝ 24 (Firavun) etrafinda bulunanlara: "Isitmiyor musunuz?" dedi. ۝ 25 Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarinizin da Rabbidir." ۝ 26 (Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi. ۝ 27 Musa devamla söyle söyledi: "Sayet aklinizi kullansaniz (anlarsiniz ki), O, dogunun, batinin ve ikisinin arasinda bulunanlarin Rabbidir." ۝ 28 Firavun: "Benden baskasini ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatilmislardan ederim" dedi. ۝ 29 Musa sordu: "Sana apaçik bir sey getirmis olsam da mi?" ۝ 30 Firavun: "Haydi getir onu bakayim, dogrulardan isen" dedi. ۝ 31 Bunun üzerine Musa asâsini birakiverdi; apaçik bir ejderha oluverdi. ۝ 32 Elini de (koynundan) çekti çikardi; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir sey) oluverdi. ۝ 33 Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!" ۝ 34 "Sizi sihriyle yurdunuzdan çikarmak istiyor. Simdi ne buyurursunuz?" ۝ 35 Dediler ki: "Bunu ve kardesini egle, sehirlere de toplayicilar gönder." ۝ 36 "Bütün bilgiç sihirbazlari sana getirsinler." ۝ 37 Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi. ۝ 38 Halka, "Siz de toplaniyor musunuz? (Haydi çabuk olun)" denildi. ۝ 39 "Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyariz" dediler. ۝ 40 Sihirbazlar geldiklerinde Firavun´a "Sayet biz üstün gelirsek, muhakkak bize bir ücret vardir, degil mi?" dediler. ۝ 41 Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hiç süphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksiniz" dedi. ۝ 42 Musa onlara "Atin, ne atacaksaniz" dedi. ۝ 43 Bunun üzerine iplerini ve degneklerini attilar ve "Firavun´un kudreti hakki için süphesiz elbette bizler galip gelecegiz" dediler. ۝ 44 Ardindan Musa asâsini atti; bir de ne görsünler, onlarin uydurduklarini yutuyor! ۝ 45 Sihirbazlar derhal secdeye kapandilar. ۝ 46 "Iman ettik, dediler, Âlemlerin Rabbine " ۝ 47 "Musa ve Harun´un Rabbine!" ۝ 48 Firavun (kizginlik içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O´na iman ettiniz ha! Anlasildi ki o size sihri ögreten büyügünüzmüs! Ama simdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarinizi çaprazlama ke stirecegim, hepinizi çarmiha gerdirecegim!" ۝ 49 "Zarari yok dediler nasil olsa biz Rabbimize dönecegiz." ۝ 50 "Herhalde biz müminlerin evveli oldugumuzdan dolayi, Rabbimizin bize magfiret buyuracagini ümit ederiz" ۝ 51 Biz, Musa´ya: "Kullarimi geceleyin yola çikar, çünkü takip edileceksiniz" diye vahyettik. ۝ 52 Firavun da sehirlere (asker) toplayicilar gönderdi: ۝ 53 "Esasen bunlar, sayilari azar azar, bölük pörçük bir cemaattir." ۝ 54 "(Böyle iken) hakkimizda çok gayz (öfke) besliyorlar. " ۝ 55 "Biz ise, elbette uyanik (ve tekvücut) bir cemaatiz." (diyor ve dedirtiyordu.) ۝ 56 Ama (sonunda) biz, onlari (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pinarlardan, ۝ 57 Hazinelerden ve serefli makamlardan çikardik. ۝ 58 Ve onlara Israil ogullarini mirasçi yaptik. ۝ 59 Derken (Firavun ve adamlari) günes dogmustu ki, onlarin ardina düstüler. ۝ 60 Iki topluluk birbirini görünce, Musa´nin adamlari "Eyvah, yakalandik! dediler. ۝ 61 Musa: "Hayir, aslâ! dedi, Rabbim süphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir." ۝ 62 Bunun üzerine Musa´ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dag gibi oluverdi, ۝ 63 Ötekilerini de buraya yanastirivermistik. ۝ 64 Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardik, ۝ 65 Sonra da ötekileri suda bogduk. ۝ 66 Süphesiz bunda bir âyet (ibret) vardir; ama çoklari iman etmis degillerdir. ۝ 67 Ve süphesiz, iste o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. ۝ 68 (Resulüm!) onlara Ibrahim´in kissasini da naklet. ۝ 69 Hani o, babasina ve kavmine, "Neye tapiyorsunuz?" demisti. ۝ 70 "Birtakim putlara tapariz da onlar sayesinde toplaniriz" dediler. ۝ 71 Ibrahim "Peki, dedi, yalvardiginizda onlar sizi isitiyorlar mi?" ۝ 72 "Veya size fayda veya zararlari olur mu?" ۝ 73 "Yok, dediler, ama biz babalarimizi böyle yapar bulduk." ۝ 74 (75-76) Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister önceki atalarinizin olsun, neye taptiginizi (biraz olsun) düsündünüz mü?" ۝ 75 (75-76) Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister önceki atalarinizin olsun, neye taptiginizi (biraz olsun) düsündünüz mü?" ۝ 76 "Hep onlar benim düsmanimdir; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)" ۝ 77 "O ki, beni yaratan ve bana dogru yolu gösterendir," ۝ 78 "Beni yediren, içirendir," ۝ 79 "Hastalandigim zaman bana O, sifâ verir." ۝ 80 "O ki, benim canimi alacak, sonra diriltecektir. " ۝ 81 "Ve hesap günü, hatami bagislayacagini umdugumdur." ۝ 82 "Ya Rab! Bana hikmet (hüküm) ver ve beni iyiler (zümresin)e kat." ۝ 83 "Sonra gelecekler içinde beni dogrulukla anilanlardan eyle!" ۝ 84 "Ve beni naîm (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle!" ۝ 85 "Babami da bagisla, çünkü o yanlis gidenlerdendir. " ۝ 86 "(Insanlarin) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme." ۝ 87 "O gün ki ne mal fayda verir ne ogullar!" ۝ 88 "Ancak Allah´a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtulusa erer)." ۝ 89 (O gün) Cennet müttakilere yaklastirilmistir. ۝ 90 Azginlar için de cehennem hortlatilmistir. ۝ 91 (92-93) Onlara, "Allah´i birakip da taptiklariniz, hani nerede? Size yardim edebiliyorlar mi veya kendilerini kurtarabiliyorlar mi?" denilir. ۝ 92 (92-93) Onlara, "Allah´i birakip da taptiklariniz, hani nerede? Size yardim edebiliyorlar mi veya kendilerini kurtarabiliyorlar mi?" denilir. ۝ 93 Ve arkasindan hep onlar (putlar ve azginlar) o cehennemin içine firlatilmaktadirlar. ۝ 94 (95-96) Ve bütün o Iblis ordulari onun içinde birbirleriyle çekisirlerken dediler ki: ۝ 95 (95-96) Ve bütün o Iblis ordulari onun içinde birbirleriyle çekisirlerken dediler ki: ۝ 96 "Vallahi biz, gerçekten apaçik bir sapiklik içindeymisiz." ۝ 97 "Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk." ۝ 98 "Ve bizi hep o günahkarlar saptirdi." ۝ 99 "Bak bizim için ne sefaatçiler var," ۝ 100 "Ne de yakin bir dost." ۝ 101 "Ah keske (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik." ۝ 102 Süphesiz bunda bir âyet (alinacak bir ders) vardir; oysa çoklari iman etmis degillerdir. ۝ 103 Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. ۝ 104 Nuh kavmi de peygamberleri yalancilikla itham etti. ۝ 105 Hani kardesleri Nuh onlara söyle demisti: "Siz Allah´tan korkmaz misiniz?" ۝ 106 "Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmis güvenilir bir Peygamberim. ۝ 107 "Gelin artik, Allah´tan korkun ve bana itaat edin." ۝ 108 "Buna karsilik ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafaatimi verecek olan ancak, âlemlerin Rabbidir." ۝ 109 "Gelin, artik, Allah´tan korkun ve bana itaat edin." ۝ 110 "Â, dediler, senin ardina hep düsük kimseler düsmüsken, biz sana hiç inanir miyiz?" ۝ 111 Nuh dedi ki: "Onlarin yaptiklari hakkinda bir bilgim yoktur." ۝ 112 "Onlarin hesabi ancak Rabbime aittir. Düsünsenize!" ۝ 113 "Hem ben iman edenleri kovmaya memur degilim." ۝ 114 "Ben ancak apaçik bir uyariciyim." ۝ 115 Dediler ki: "Ey Nuh! Eger vazgeçmezsen, iyi bil ki, tasa tutulanlardan olacaksin!" ۝ 116 Nuh: "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancilikla itham etti." ۝ 117 "Artik benimle onlarin arasinda sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar." ۝ 118 Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide tasiyarak kurtardik. ۝ 119 Sonra da arkasinda kalanlari suda bogduk. ۝ 120 Süphesiz bunda mutlak bir âyet (alinacak ders) vardir; ama çoklari iman etmis degillerdir. ۝ 121 Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. ۝ 122 Âd (kavmi) de peygamberleri yalancilikla itham etti. ۝ 123 Hani kardesleri Hûd onlara söyle demisti: "Siz Allah´tan korkmaz misiniz?" ۝ 124 "Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmis, güvenilir bir Peygamberim." ۝ 125 "Gelin artik Allah´tan korkun ve bana itaat edin." ۝ 126 "Buna karsilik ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatimi verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir. " ۝ 127 "Siz her tepeye bir alâmet bina edip eglenir durur musunuz?" ۝ 128 "Temelli kalacaginizi umarak saglam yapilar mi edinirsiniz?" ۝ 129 "Hem tuttugunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz." ۝ 130 "Artik Allah´tan korkun ve bana itaat edin." ۝ 131 "O Allah´tan korkun ki, size o bildiginiz seyleri vermekte," ۝ 132 "Davarlar, ogullar," ۝ 133 "Cennet gibi baglar, bahçeler, pinarlar ihsan etmektedir." ۝ 134 "Cidden ben sizin hakkinizda büyük bir günün azabindan korkuyorum." ۝ 135 "Dediler ki: "Sen ha vaaz etmissin, ha vaaz edenlerden olmamissin, bizce birdir." ۝ 136 "Bu sirf eskilerin âdetidir." ۝ 137 "Biz azaba ugratilacak da degiliz." ۝ 138 Böylece onu yalanci saydilar; biz de kendilerini helak ettik. Süphesiz bunda mutlak bir âyet (alinacak bir ders) vardir, ama çoklari iman etmis degillerdir. ۝ 139 Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. ۝ 140 Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancilikla itham etti. ۝ 141 Hani kardesleri Salih onlara söyle demisti: "Siz Allah´tan korkmaz misiniz?" ۝ 142 "Haberiniz olsun ki ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim." ۝ 143 "Gelin artik, Allah´tan korkun ve bana itaat edin." ۝ 144 "Buna karsilik ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatimi verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir." ۝ 145 "Siz burada güven içinde birakilacak misiniz?" ۝ 146 "Bahçelerin, pinarlarin içinde," ۝ 147 "Ekinlerin, salkimlari sarkmis hurmalar arasinda," ۝ 148 Ki bir de daglardan keyifli keyifli kâsâneler oyuyorsunuz." ۝ 149 "Gelin! Allah´tan korkun da bana itaat edin." ۝ 150 (151-152) "Yeryüzünde bozgunculuk yapip dirlik düzenlik vermeyen bozguncularin emrine uymayin." ۝ 151 (151-152) "Yeryüzünde bozgunculuk yapip dirlik düzenlik vermeyen bozguncularin emrine uymayin." ۝ 152 "Sen dediler, olsa olsa iyice büyülenmis birisin!" ۝ 153 "Sen de ancak bizim gibi bir besersin. Eger dogru söyleyenlerden isen, haydi bize bir âyet (mucize) getir." ۝ 154 Salih "Iste (mucize) bu disi devedir; su içme hakki (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakki da sizin" dedi. ۝ 155 "Sakin ona bir kötülükle ilismeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabi yakalayiverir." ۝ 156 Derken onu kestiler; fakat pisman da oldular. ۝ 157 Çünkü kendilerini azap yakalayiverdi. Süphesiz bunda bir âyet (alinacak bir ders) vardir, ama çoklari iman etmis degillerdir. ۝ 158 Ve süphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. ۝ 159 Lût (kavmi) de peygamberleri yalancilikla itham etti. ۝ 160 Hani kardesleri Lût onlara söyle demisti: "Siz Allah´tan kormaz misiniz?" ۝ 161 "Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim." ۝ 162 "Gelin artik, Allah´tan korkun ve bana itaat edin." ۝ 163 "Buna karsilik ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatimi verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir." ۝ 164 "Insanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz?" ۝ 165 "Birakiyorsunuz da sizler için yarattigi esleri! Dogrusu siz insanliktan çikmis bir kavimsiniz!" ۝ 166 Onlar söyle dediler: "Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksin." ۝ 167 Lût "Dogrusu ben, dedi, sizin bu isinize bugzedenlerdenim." ۝ 168 "Yâ Rabbi! Beni ve ailemi onlarin yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar." ۝ 169 Biz de onu ve ailesinin tamamini kurtardik, ۝ 170 Ancak (geride) bir yasli kadin kaldi. ۝ 171 Sonra geridekilerin hepsini helak ettik. ۝ 172 Ve üzerlerine öyle bir yagmur yagdirdik ki, (uyarilanlarin) o yagmuru ne kötü bir yagmurdu! ۝ 173 Süphesiz bunda bir âyet (alinacak bir ders) vardir. Ama çoklari iman etmis degillerdir. ۝ 174 Ve süphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. ۝ 175 Eyke halki da peygamberleri yalancilikla itham etti. ۝ 176 Hani Suayb onlara söyle demisti: "Siz Allah´tan korkmaz misiniz?" ۝ 177 "Haberiniz olsun ki ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim." ۝ 178 "Gelin, Allah´tan korkun ve bana itaat edin." ۝ 179 "Buna karsilik ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatimi verecek olan yalniz âlemlerin Rabbidir." ۝ 180 "Ölçegi tam ölçün de hak yiyenlerden olmayin." ۝ 181 "Ve dogru terazi ile tartin." ۝ 182 "Halkin esyalarini degerinden düsürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karisiklik çikarmayin." ۝ 183 "O sizi ve sizden önceki nesilleri yaratan Allah´tan korkun." ۝ 184 Onlar söyle dediler: "Sen, olsa olsa iyice büyülenmis birisin." ۝ 185 "Sen de bizim gibi bir beserden baska nesin? Bil ki, biz seni ancak yalancilardan biri sayiyoruz." ۝ 186 "Sayet dogru sözlülerden isen, üstümüze gökten bir parça düsürüver." ۝ 187 Suayb, "Rabbim, yaptiklarinizi en iyi bilendir" dedi. ۝ 188 Hülasa, onu yalanci saydilar da kendilerini o gölge gününün azabi yakalayiverdi. O cidden büyük bir günün azabi idi! ۝ 189 Süphesiz bunda bir âyet (alinacak bir ders) vardir. Ama çoklari iman etmis degillerdir. ۝ 190 Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. ۝ 191 Ve muhakkak ki bu (Kur´ân) âlemlerin Rabbinin indirmesidir. ۝ 192 (Resulüm!) Onu Rûhu´l-emin (Cebrail) indirdi; ۝ 193 Uyaricilardan olasin diye senin kalbin üzerine; ۝ 194 Açik parlak bir Arapça lisan ile. ۝ 195 O, süphesiz daha öncekilerin kitaplarinda da vardi. ۝ 196 Israilogullari bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir âyet (delil) degil midir? ۝ 197 (198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydi, yine de ona iman etmezlerdi. ۝ 198 (198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydi, yine de ona iman etmezlerdi. ۝ 199 (200-201) Böylece onu günahkarlarin kalplerine soktuk. (okuyup anladilar, ama yine de) acikli azabi görünceye kadar ona iman etmezler. ۝ 200 (200-201) Böylece onu günahkarlarin kalplerine soktuk. (okuyup anladilar, ama yine de) acikli azabi görünceye kadar ona iman etmezler. ۝ 201 Iste bu (azab) onlara, kendileri farkinda olmadan, ansizin geliverecektir. ۝ 202 O zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?...diyeceklerdir. ۝ 203 (Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabimizi çarçabuk istiyorlardi. ۝ 204 Gördün ya artik onlara senelerce zevk ettirsek, ۝ 205 Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa, ۝ 206 O yasadiklari zevkin kendilerine hiçbir faydasi olmayacaktir. ۝ 207 Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarici (peygamberleri) olmustur. ۝ 208 (Onlar) ihtar edilmistir ve biz zulmetmis degiliz. ۝ 209 Onu (Kur´ân´i) seytanlar indirmedi. ۝ 210 Bu onlara hem yarasmaz hem güçleri yetmez. ۝ 211 Süphesiz onlar vahyi isitmekten uzak tutulmuslardir. ۝ 212 O halde sakin Allah ile beraber baska tanriya kulluk edip yalvarma, yoksa azaba ugratilanlardan olursun. ۝ 213 (Önce) en yakin hisimlarini uyar. ۝ 214 Ve sana uyan müminlere kanadini indir. ۝ 215 Sayet sana karsi gelirlerse, de ki: "Ben sizin yaptiklarinizdan muhakkak uzagim." ۝ 216 Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan. ۝ 217 O ki, (gece namaza) kalktigin zaman seni görüyor. ۝ 218 Ve secde edenler arasinda dolasmani da (görüyor.) ۝ 219 Çünkü her seyi isiten, her seyi bilen O´dur. ۝ 220 Seytanlarin kime inecegini size haber vereyim mi? ۝ 221 Onlar, günaha, iftiraya düskün olan herkesin üzerine inerler. ۝ 222 Onlar, (seytanlara) kulak verirler ve onlarin çogu yalancidir. ۝ 223 Sairler(e gelince), onlara da sapiklar uyar. ۝ 224 (225-226) Onlarin her vadide saskin saskin dolastiklarini ve gerçekte yapmadiklari seyleri söylediklerini görmedin mi? ۝ 225 (225-226) Onlarin her vadide saskin saskin dolastiklarini ve gerçekte yapmadiklari seyleri söylediklerini görmedin mi? ۝ 226 Ancak iman edip iyi ameller isleyenler, Allah´i çok çok ananlar ve haksizliga ugratildiklarinda kendilerini savunanlar müstesna; haksizlik edenler, hangi dönüse (hangi akibete) döndürüleceklerini yakinda bileceklerdir. ۝ 227