Kuran.com
Kuran.com

Kuran.com

القرآن الكريم

اختيار اللغة

TR EN AR
۞
translate
Aa

سُوْرَۃُ النَّمْل

التركية - الملالي حمدي يازر

Bismillah
Tâ, Sîn. Bunlar sana, Kur´ân´in ve apaçik bir kitabin âyetleridir. ۝ 1 Iman eden müminler için hidayet rehberi ve müjdeci olmak üzere. ۝ 2 Ki o (müminler) namazi dosdogru kilarlar, zekati verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler. ۝ 3 Süphesiz biz, ahirete inanmayanlarin islerini kendilerine süslü gösterdik de onlar ilerisini göremezler, kalpleri körelmistir. ۝ 4 Iste bunlar, kendileri için oldukça agir bir azab bulunan kimselerdir, ahirette en çok ziyana ugrayacaklar da onlardir. ۝ 5 (Resulüm!) Süphesiz ki bu Kur´ân, sana hikmet sahibi ve her seyi bilen Allah tarafindan indirilmektedir. ۝ 6 Hani Musa, ailesine söyle demisti: "Gerçekten ben bir ates gördüm, (gidip) size oradan bir haber getirecegim yahut bir kor ates getireyim, umarim ki isinirsiniz." ۝ 7 Oraya geldiginde söyle seslenilmisti: "Atesin bulundugu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kilinmistir! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!" ۝ 8 "Ey Musa! Iyi bil ki, ben, mutlak galip ve hikmet sahibi olan Allah´im!" ۝ 9 "Asâni at!" (Asâyi atip) onu yilan gibi deprenir görünce dönüp arkasina bakmadan kaçti. (Dedik ki): "Ey Musa korkma! Çünkü benim huzurumda peygamberler korkmaz." ۝ 10 "Ancak, kim haksizlik yapar, sonra yaptigi kötülügü iyilige çevirirse, bilsin ki ben (ona karsi da) çok bagislayiciyim, çok merhamet sahibiyim." ۝ 11 "Elini koynuna sok; kusursuz bembeyaz çikacaktir. Dokuz mucize ile Firavun ve kavmine (git), çünkü onlar yoldan çikmis bir kavim olmuslardir." ۝ 12 Bu sekilde âyetlerimiz onlarin gözleri önüne serilince, "Bu apaçik bir sihirdir" dediler. ۝ 13 Ve vicdanlari bunlar(in dogrulugun)a tam bir kanaat getirdigi halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onlari bile bile inkâr ettiler. Bozguncularin sonunun nice olduguna bir bak! ۝ 14 Andolsun ki biz, Davud´a ve Süleyman´a bir ilim verdik. Onlar: "Bizi mümin kullarinin birçogundan üstün kilan Allah´a hamd olsun" dediler. ۝ 15 Süleyman Davud´a varis olup dedi ki: "Ey insanlar! Bize kus dili ögretildi ve bize her seyden (nasip) verildi. Dogrusu bu apaçik bir lütuftur." ۝ 16 Cinlerden, insanlardan ve kuslardan mütesekkil ordulari Süleyman´in hizmetinde toplandi, hepsi bir arada (onun tarafindan) düzenli olarak sevkediliyordu. ۝ 17 Nihayet karinca vâdisine geldikleri zaman, bir karinca: "Ey karincalar! Yuvalariniza girin; Süleyman ve ordusu farkina varmadan sizi ezmesin!" dedi. ۝ 18 (Süleyman) onun sözüne gülümseyerek dedi ki: "Ey Rabbim! Bana ve ana babama verdigin nimete sükretmemi ve hosnut olacagin iyi is yapmami gönlüme getir. Rahmetinle, beni iyi kullarin arasina kat." ۝ 19 (Süleyman) Kuslari gözden geçirdikten sonra söyle dedi: "Hüd-hüd´ü niçin göremiyorum? Yoksa kayiplara mi karisti?" ۝ 20 "Ya bana (mazeretini gösteren) apaçik bir delil getirecek, ya da onu siddetli bir azaba ugratacagim, yahut bogazliyacagim!" ۝ 21 Çok geçmeden (Hüdhüd) gelip: "Ben, dedi, senin bilmedigin bir seyi ögrendim. Sebe´den sana çok dogru (ve önemli) bir haber getirdim. ۝ 22 "Gerçekten, onlara (Sebelilere) hükümdarlik eden, kendisine her türlü imkan verilmis ve büyük bir tahta sahip olan bir kadinla karsilastim." ۝ 23 "Onun ve kavminin, Allah´i birakip günese secde ettiklerini gördüm. Seytan, kendilerine yaptiklarini süslü göstermis de onlari dogru yoldan alikoymus. Bunun için hidayete giremiyorlar." ۝ 24 "Göklerde ve yerde gizleneni açiga çikaran, gizlediginizi ve açikladiginizi bilen Allah´a secde etmezler." ۝ 25 "(Halbuki) O büyük Ars´in sahibi olan Allah´tan baska tapilacak yoktur." ۝ 26 (Süleyman Hüdhüd´e) dedi ki: "Dogru mu söyledin, yoksa yalancilardan misin, bakacagiz." ۝ 27 "Su mektubumu götür, onu kendilerine ver, sonra onlardan biraz çekil de, ne sonuca varacaklarina bak." ۝ 28 (Süleyman´in mektubunu alan Sebe melikesi): "Beyler, ulular! Bana çok önemli bir mektup birakildi" dedi. ۝ 29 "Mektup Süleyman´dandir, Rahmân ve Rahîm Allah´in adiyla (baslamakta)dir. " ۝ 30 "Bana karsi bas kaldirmayin, teslimiyet göstererek bana gelin diye (yazmaktadir)." ۝ 31 (Sonra Melike) dedi ki: "Beyler, ulular! Bu isimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanimda olmadan hiçbir isi kestirip atmam." ۝ 32 Onlar, söyle cevap verdiler: "Biz güçlü kuvvetli kimseleriz, zorlu savas erbabiyiz, buyruk ise senindir; artik ne emredecegini düsün tasin." ۝ 33 Melike, "Hükümdarlar bir memlekete girdiler mi orayi perisan ederler ve halkinin ulularini hakir hâle getirirler. (Herhalde) Onlar da böyle yapacaklardir" dedi. ۝ 34 "Ben (simdi) onlara bir hediye göndereyim de, bakayim elçiler ne (gibi bir sonuç) ile dönecekler." ۝ 35 (Elçiler, hediyelerle) gelince Süleyman söyle dedi: "Siz bana mal ile yardim mi etmek istiyorsunuz? Allah´in bana verdigi, size verdiginden daha iyidir. Ama siz, hediyenizle böbürlenirsiniz." ۝ 36 "(Ey elçi) Onlara var (söyle); iyi bilsinler ki, kendilerine asla karsi koyamayacaklari ordularla gelir, onlari, muhakkak surette hor ve hakir halde oradan çikaririz!" ۝ 37 (Sonra Süleyman müsavirlerine) dedi ki: "Ey ulular! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmeden önce, hanginiz o Melike´nin tahtini bana getirebilir?" ۝ 38 Cinlerden bir ifrit, "Sen makamindan kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu ise gücüm ve güvenim var." dedi. ۝ 39 Kitaptan ilmi olan kimse ise, "Gözünü açip kapamadan, ben onu sana getiririm" dedi. (Süleyman) onu (Melike´nin tahtini) yanibasina yerlesivermis görünce, "Bu, dedi, sükür mü edecegim, yoksa nankörlük mü edecegim diye beni sinamak üzere Rabbimin (gösterdigi) lütfundandir. Sükreden ancak kendisi için sükretmis olur; nankörlük edene gelince, o bilsin ki Rabbim müstagnidir, çok kerem sahibidir." ۝ 40 (Süleyman devamla) dedi ki: "Onun tahtini bilemeyecegi bir vaziyete sokun; getirin bakalim taniyabilecek mi, yoksa taniyamayanlardan mi olacak?" ۝ 41 Melike gelince, "Senin tahtin da böyle mi?" dendi. O söyle cevap verdi: "Tipki o! Zaten bize daha önce bilgi verilmis ve biz teslimiyet göstermistik." ۝ 42 O´nu, Allah´tan baska taptigi seyler alikoymustu. Çünkü kendisi inkârci bir kavimdendi. ۝ 43 Ona "köske gir!" dendi. Melike onu görünce derin bir su sandi ve etegini çekti. Süleyman "Bu billurdan yapilmis, seffaf bir zemindir" dedi. Melike dedi ki: "Rabbim! Ben gerçekten kendime yazik etmistim. Süleyman´in maiyyetinde, âlemlerin Rabbi olan Allah´a teslim oldum." ۝ 44 Andolsun ki, Allah´a ibadet edin diye Semud´a da kardesleri Salih´i gönderdik. Hemen birbirleriyle çekisen iki zümre oluverdiler. ۝ 45 Salih dedi ki: "Ey benim kavmim! Iyilik dururken niçin kötülüge kosuyorsunuz? Ne olur Allah´a istigfar etseniz, belki rahmetine ulasirdiniz." ۝ 46 Cevap verdiler: "Senin ve beraberindekilerin yüzünden ugursuzluga ugradik." Salih: "Size çöken ugursuzluk (sebebi) Allah katinda (yazili)-dir. Belki siz imtihana çekilen bir kavimsiniz" dedi. ۝ 47 O sehirde dokuz çete vardi ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapiyorlar, iyilik tarafina hiç yanasmiyorlardi. ۝ 48 Allah´a and içerek birbirlerine söyle dediler: "Gece ona ve ailesine baskin yapalim; sonra da velisine, ´Biz o ailenin yok edilisi sirasinda orada degildik, inanin ki dogru söylüyoruz´ diyelim." ۝ 49 Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkinda olmadan onlarin planlarini altüst ettik. ۝ 50 Iste bak! Tuzaklarinin akibeti nice oldu: Onlari da, kavimlerini de toptan helak ettik. ۝ 51 Iste haksizliklari yüzünden çökmüs evleri! Bilen bir kavim için elbette bunda bir ibret vardir. ۝ 52 Iman edip Allah´a karsi gelmekten sakinanlari da kurtardik. ۝ 53 Lût´u da (peygamber olarak kavmine gönderdik). O, kavmine söyle demisti: "Göz göre göre hala o hayasizligi yapacak misiniz?" ۝ 54 "Siz ille de kadinlari birakip sehvetle erkeklere yaklasacak misiniz? Dogrusu siz beyinsizlikte devam edegelen bir kavimsiniz!" ۝ 55 Buna kavminin cevabi sadece: "Lût ailesini memleketinizden çikarin; baksaniza onlar (bizim yaptiklarimizdan) temiz kalmak isteyen insanlarmis!" demelerinden ibaret oldu. ۝ 56 Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardik. Yalniz karisi müstesna; onun geride (azaba ugrayanlarin içinde) kalmasini takdir ettik. ۝ 57 Onlarin üzerlerine öyle bir yagmur indirdik ki, ne kötü idi uyarilanlarin yagmuru! ۝ 58 (Resulüm!) de ki: "Hamd olsun Allah´a, selam olsun seçkin kildigi kullarina. Allah mi hayirli, yoksa O´na kostuklari ortaklar mi?" ۝ 59 (Onlar mi hayirli) yoksa, gökleri ve yeri yaratan, gökten size su indiren mi? Çünkü biz onunla, bir agacini bile bitirmeye gücünüzün yetmedigi güzel güzel bahçeler bitirmisizdir. Allah´la beraber baska bir ilâh mi var! Dogrusu onlar sapiklikta devam eden bir güruhtur. ۝ 60 (Onlar mi hayirli) yoksa, yeryüzünü oturmaya elverisli kilan, aralarinda nehirler akitan, onun için sabit daglar yaratan, iki deniz arasina engel koyan mi? Allah´in yaninda baska bir ilâh mi var? Hayir onlarin çogu (hakikatlari) bilmiyorlar. ۝ 61 (Onlar mi hayirli) yoksa, kendine yalvardigi zaman bunalmisa karsilik veren ve basindaki sikintiyi gideren, sizi yeryüzünün hakimleri yapan mi? Allah´in yaninda baska bir ilâh mi var? Ne kit düsünüyorsunuz! ۝ 62 (Onlar mi hayirli) yoksa, karanin ve denizin karanliklari içinde size yolu bulduran, rahmetinin (yagmurun) önünde rüzgarlari müjdeci olarak gönderen mi? Allah´in yaninda baska bir ilâh mi var? Allah onlarin kostuklari ortaklardan çok yücedir, münezzehtir. ۝ 63 (Onlar mi hayirli) yoksa, önce yaratan, sonra yaratmayi tekrar eden ve sizi hem gökten, hem yerden riziklandiran mi? Allah ile beraber baska bir ilâh mi var? De ki: Eger dogru söylüyorsaniz, siz kesin delilinizi getirin haydi! ۝ 64 De ki: Göklerde ve yerde Allah´tan baska kimse gaybi bilmez. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. ۝ 65 Fakat ahiret hakkinda bilgiler onlara ardarda gelmektedir. Ama onlar bundan bir süphe içindedirler. Çünkü onlar bundan yana kördürler. ۝ 66 Inkârcilar dediler ki: "Sahi biz ve atalarimiz toprak olduktan sonra gerçekten (diriltilip) çikarilacak miyiz?" ۝ 67 "And olsun ki, bu tehdit bize yapildigi gibi, daha önce atalarimiza da yapilmistir. Bu öncekilerin masallarindan baska bir sey degildir." ۝ 68 De ki: "Hele bir yeryüzünde gezin de, günahkarlarin sonu nice oldu, bir bakin!" ۝ 69 (Habibim!) Onlara karsi mahzun olma, kurmakta olduklari tuzaklardan ötürü de sikinti duyma! ۝ 70 Bir de, "Eger dogru söylüyorsaniz bu vaad (ettiginiz azab) hani, ne zaman?" derler. ۝ 71 De ki: "Çabucak gelmesini istediginiz seyin (azabin) bir kismi herhalde yakinda ensenize binecektir." ۝ 72 Süphesiz Rabbin, insanlara karsi lütuf sahibidir; fakat insanlarin çogu sükretmezler. ۝ 73 Rabbin elbette onlarin sinelerinin gizlediklerini de, açiga vurduklarini da bilir. ۝ 74 Gökte ve yerde gizli hiçbir sey yoktur ki apaçik bir kitapta (Lehv-i mahfuzda) bulunmasin. ۝ 75 Haberiniz olsun ki bu Kur´ân, Israil ogullarina, hakkinda ihtilaf edegeldikleri seylerin pek çogunu anlatmaktadir. ۝ 76 Ve o, müminler için gerçekten bir hidayet rehberi ve rahmettir. ۝ 77 Rabbin süphesiz, onlar arasinda kendi hükmünü verecektir. O, mutlak galiptir, hikmet sahibidir. ۝ 78 Ve o halde sen Allah´a güven. Çünkü sen, apaçik hakikatin üzerindesin. ۝ 79 Bil ki sen, ölülere isittiremezsin, arkasini dönüp kaçmakta olan sagirlara da daveti duyuramazsin. ۝ 80 Sen körleri sapikliklarindan çevirip dogru yola getirecek degilsin. Ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin. ۝ 81 Söylenen baslarina gelecegi vakit, bunlar için yerden bir "dâbbe" (canli) çikaririz ki bu, onlara insanlarin âyetlerimize kesin bir iman getirmemis olduklarini söyler. ۝ 82 Ve her ümmetin âyetlerimizi yalan sayanlarindan bir cemaati toplayacagimiz gün, artik onlar bir arada tutulup (hesap yerine) sevkedilirler. ۝ 83 Nihayet (oraya) geldikleri vakit Allah buyurur: "Siz benim âyetlerimi, ne oldugunu kavramadan yalan saydiniz öyle mi? Yoksa yaptiginiz baska neydi?" ۝ 84 Yaptiklari haksizliktan dolayi, o söz gerçeklesmistir; artik onlar konusamazlar. ۝ 85 Görmediler mi ki, dinlensinler diye geceyi yarattik ve (çalissinlar diye) gündüzü apaydinlik yaptik. Iman eden bir kavim için elbette bunda ibretler vardir. ۝ 86 Sûr´a üfürüldügü gün Allah´in diledikleri müstesna göklerde ve yerde bulunanlar hep dehsete kapilir. Hepsi boyunlari bükük olarak O´na gelirler. ۝ 87 Sen daglari görürsün de, yerinde durur sanirsin. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her seyi sapasaglam yapan Allah´in sanatidir. Süphesiz ki O, yaptiklarinizdan tamamiyla haberdardir. ۝ 88 Kim iyilikle gelirse, ona daha iyisi verilir ve onlar o gün korkudan da emin kalirlar. ۝ 89 Her kim de kötülükle gelirse artik yüzleri ateste sürtülür. "Baska degil ancak yaptiginiz amellerin cezasini çekeceksiniz." (denir). ۝ 90 (De ki): "Ben ancak her seyin sahibi olan ve burayi kutlu kilan bu sehrin (Mekke´nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Yine bana müslümanlardan olmam emredildi." ۝ 91 "Ve Kur´ân´i okumam emredildi." Artik kim dogru yola gelirse, yalniz kendisi için gelmis olur; kim de saparsa ona de ki: "Ben sadece uyaricilardanim." ۝ 92 Ve söyle de: Hamd, Allah´a mahsustur. O, âyetlerini size gösterecek, siz de onlari görüp taniyacaksiniz. Rabbin, yaptiklarinizdan habersiz degildir. ۝ 93