Kuran.com
Kuran.com

Kuran.com

القرآن الكريم

اختيار اللغة

TR EN AR
۞
translate
Aa

سُوْرَۃُ الشُّعَرَاء

التركية - في ظلال القرآن

Bismillah
Ta, sin, mim. ۝ 1 Bu ayetler, açık anlamlı Kitabın ayetleridir.? ۝ 2 Ey Muhammed, onlar mü´min olmuyorlar diye neredeyse canına kıyacaksın. ۝ 3 Eğer dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de karşısında boyunları eğik kalır. ۝ 4 Onlar son derece merhametli olan Allah´ın kendilerine gönderdiği her yeni uyarıya burun kıvırarak set çevirirler. ۝ 5 Onlar yalanladılar. Fakat, alay konusu ettikleri gerçeklerin somut olayları ile yakında yüzyüze geleceklerdir. ۝ 6 Onlar yeryüzüne bakarak orada ne kadar yararlı bitki türleri yarattığımızı görmezler mi? ۝ 7 Hiç kuşkusuz bunda, üstün gücümüzü kanıtlayan bir ayet vardır, ama onların çoğu inanmazlar. ۝ 8 Hiç kuşkusuz senin Rabb´in üstün iradeli ve merhametlidir. ۝ 9 Hani Rabb´in Musa´ya şöyle seslenmişti, «Şu zalim topluma git. ۝ 10 Firavun´un soydaşlarına. Onlar hiç mi başlarına geleceklerden korkmuyorlar?» ۝ 11 Musa dedi ki: «Ya Rabbi, onlar beni yalanlayacaklar diye korkuyorum.» ۝ 12 Bu yüzden canım sıkılır ve öfkemden dilim tutulur. Onun için Harun´a da peygamberlik görevi ver. ۝ 13 Hem onların bana isnat ettikleri bir suç var, bu gerekçe ile beni öldürürler diye korkuyorum. ۝ 14 Allah dedi ki; «Hayır, korkma, İkiniz birlikte ayetlerimizle gidiniz. Biz sizinle birlikteyiz ve söylenecek her sözü işitiriz.» ۝ 15 Firavun´un yanına vararak ona deyiniz ki; «Biz bütün alemlerin Rabb´i olan Allah´ın peygamberiyiz. ۝ 16 İsrailoğullarının bizimle birlikte buradan ayrılmalarına izin ver. ۝ 17 Firavun dedi ki: «Biz seni çocukken yanımıza alarak büyütmedik mi? Ömrünün birçok yılını aramızda geçirmedin mi?» ۝ 18 Sonunda o ağır suçu işledin. Sen o sırada bir kafirdin. ۝ 19 Musa dedi ki: «O suçu işlediğim sırada ben henüz doğru yolu bulmuş değildim. ۝ 20 Bu yüzden sizden korkunca yanınızdan kaçtım. Sonra Rabb´im bana hikmet bağışlayarak beni peygamberlerinden biri yaptı. ۝ 21 O nimet diye başıma kaktığın şey israiloğullarını köleleştirmenin sonucudur.» ۝ 22 Firavun, «alemlerin Rabb´i dediğin nedir?» dedi. ۝ 23 Musa «Eğer kesin gerçeği öğrenmek istiyorsanız, O göklerin, yerin ve bu ikisi arasındaki bütün varlıkların Rabbidir» dedi. ۝ 24 Firavun çevresindekilere «dediklerini duyuyor musunuz?» dedi. ۝ 25 Musa: «O hem sizin hem de sizden önceki atalarınızın Rabbidir» dedi. ۝ 26 Firavun çevresindekilere: «Size peygamber olarak gönderilen bu adam kesinlikle bir delidir» dedi. ۝ 27 Musa, «Eğer düşünme yeteneğiniz varsa anlarsınız ki, O doğunun, batının ve bu ikisi arasındaki bütün varlıkların Rabbidir.» dedi. ۝ 28 Firavun «Eğer benden başka bir ilah edinirsen yemin ederim ki, seni hapse attırırım» dedi. ۝ 29 Musa «Sana doğru söylediğimi kanıtlayan apaçık bir delil göstersem de mi? dedi. ۝ 30 Firavun «Eğer doğru söylüyorsan kanıtını göster bakalım» dedi. ۝ 31 Bunun üzerine Musa elindeki değneği yere attı, değnek o anda sahici bir yılan oluverdi. ۝ 32 Ve elini yeninin altından çıkardı; bakanlar, onun ak bir parıltı saçtığını gördüler. ۝ 33 Bunun üzerine Firavun, çevresindeki seçkin yakınlarına dedi ki, «bu adam bilgili bir büyücüdür» ۝ 34 Sizi büyücülüğü ile yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Peki ne buyuruyorsunuz?» ۝ 35 Dediler ki; «Onu kardeşi ile birlikte oyala ve adam toplayacak elçilerini bütün kentlere gönder. ۝ 36 Bütün bilgili büyücüleri bulup sana getirsinler. ۝ 37 Bir süre sonra büyücüler belirli bir günün kararlaştırılan saatinde biraraya geldiler. ۝ 38 Halka da dediler ki, haydi toplanın bakalım. ۝ 39 Toplanın da eğer büyücüler galip gelirlerse onların peşinden gideriz. ۝ 40 Büyücüler gelince Firavun´a «Eğer biz yenecek olursak herhalde bize bir ödül verilecek değil mi? dediler. ۝ 41 Firavun evet, yakın adamlarım arasına gireceksiniz, dedi. ۝ 42 Musa, «Ne atacaksanız atın, hünerinizi gösterin bakalım» dedi. ۝ 43 Büyücüler, «Firavun´un ululuğuna andolsun ki, üstün gelen taraf biz olacağız» diyerek iplerini ve değneklerini attılar. ۝ 44 Arkasından Musa değneğini atınca, değnek büyücülerin bütün göz boyayıcılıklarını yutuverdi. ۝ 45 Bunun üzerine bütün büyücüler secdeye kapandılar. ۝ 46 Ve «bütün varlıkların Rabbine inandık. ۝ 47 Musa ile Harun´un Rabbine dediler. ۝ 48 Firavun, «ben izin vermeden O´na inandınız, öyle mi? Hiç kuşkusuz O size büyücülüğü öğreten elebaşınızdı. Ama yakında başınıza neler geleceğini öğreneceksiniz. Andolsun ki, sağlı sollu birer el ve ayağınızı kesecek ve arkasından hepinizi asacağım» dedi. ۝ 49 Büyücüler de dediler ki, «zararı yok, nasıl olsa Rabb´imize döneceğiz. ۝ 50 Bizler ilk inananlar olduğumuz için Rabb´imizin kusurlarımızı bağışlayacağını umarız.» ۝ 51 Arkasından Musa´ya «Bana inanan kullarımı geceleyin yola çıkar; sizi takip edecekler» diye vahyettik. ۝ 52 Firavun asker toplamakla görevli adamlarını şehirlere saldı. ۝ 53 Toplanan askerlerine dedi ki, «Bu adamlar, bir avuçluk, az sayıda bir toplulukturlar.» ۝ 54 Fakat bizi öfkelendiriyorlar. ۝ 55 Biz ihtiyatlı bir toplumuz. ۝ 56 Böylece biz, Firavun ve soydaşlarını bahçelerden ve pınar başlarından çıkardık. ۝ 57 Hazinelerden ve konforlu köşklerden de. ۝ 58 Böylece bunlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık. ۝ 59 Firavun ile soydaşları gün doğar doğmaz İsrailoğullarının ardına düştüler. ۝ 60 İki topluluk birbirlerini gördüklerinde Musa´nın taraftarları «Eyvah, yakalandık» dediler. ۝ 61 Musa «Hayır endişelenmeyin, Rabb´im benimle birliktedir, O bana bir çıkış yolu gösterecektir´ dedi. ۝ 62 O sırada Musa´ya; «Değneğinle denize vur» diye vahyettik. Bunun üzerine deniz yarılarak içinde oniki yol açıldı. Denizin her parçası yüce bir dağ gibi oldu. ۝ 63 Arkadan gelenleri oraya yaklaştırdık. ۝ 64 Musa ile yanındakilerin tümünü kurtardık. ۝ 65 Arkasından öbürlerini suda boğduk. ۝ 66 Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Fakat insanların çoğu buna inanmadı. ۝ 67 Ve yine kuşku yok ki, senin Rabb´in üstün iradeli ve merhametlidir. ۝ 68 Ey Muhammed, o müşriklere İbrahim´in olayını da anlat. ۝ 69 Hani İbrahim, babası ile soydaşlarına, «Neye tapıyorsunuz?» dedi. ۝ 70 Onlar da «Putlara tapıyoruz ve biz tapınmayı hep sürdüreceğiz» dediler. ۝ 71 İbrahim dedi ki, «O putlar, kendilerini imdada çağırdığınızda sesinizi işitirler mi? ۝ 72 Ya da size yarar veya zarar dokundurabiliyorlar mı?» ۝ 73 Onlar, «Hayır ama, atalarımızın böyle yaptıklarını gördük» dediler. ۝ 74 İbrahim dedi ki, «Nelere taptığınızı görüyor musunuz?» ۝ 75 Gerek sizin ve gerekse eski atalarınızın. ۝ 76 O putlar, benim düşmanlarımdırlar. Benim tek dostum alemlerin Rabb´i olan Allah´tır. ۝ 77 O beni yaratan ve doğru yola iletendir. ۝ 78 O beni doyuran ve içirendir. ۝ 79 Hastalığımda beni iyileştiren O´dur. ۝ 80 O, beni öldürecek ve sonra yeniden diriltecek olandır. ۝ 81 Hesaplaşma günü günahlarımı affedeceğini umduğum da O´dur. ۝ 82 Ya Rabbi, bana yararlı bilgi ve egemenlik ver ve beni iyi kullarının arasına kat. ۝ 83 İlerdeki kuşaklar arasında doğruluğun sözcüsü olmamı nasip eyle. ۝ 84 Beni bol nimetli cennette sürekli kalanlardan eyle. ۝ 85 Babamı affeyle. Çünkü o sapıklardandır. ۝ 86 İnsanların yeniden dirilecekleri gün beni mahcup etme. ۝ 87 Ki, o gün, insana ne malı ve ne de evlatları yarar sağlamaz. ۝ 88 Yalnız temiz kalple Allah´ın huzuruna gelen kurtulur. ۝ 89 O gün, cennet, kötülüklerden sakınanların yakınına getirilir. ۝ 90 Cehennem de sapıkların gözleri önünde dikilir. ۝ 91 Sapıklara denir ki; «Hani vaktiyle taptığınız sözde ilahlar. ۝ 92 Allah´ı bir yana bırakarak ilah edindiğiniz putlar? Şimdi size yardım edebiliyorlar ya da kendilerini kurtarabiliyorlar mı? ۝ 93 Düzmece ilahlar ile sapıklar başaşağı cehenneme atılırlar. ۝ 94 Şeytanın bütün askerleri de. ۝ 95 Orada birbirleri ile tartışmaya tutuşarak derler ki, ۝ 96 Vallahi bizler apaçık bir sapıklığa saplanmıştık. ۝ 97 Çünkü sizleri alemlerin Rabb´ine denk tutmuştuk. ۝ 98 Bizi ağır suçlular yoldan çıkarmışlardır. ۝ 99 Şimdi bizim bir şefaatçimiz yok. ۝ 100 Cana yakın bir dostumuz da yok. ۝ 101 Ah keşki, bir daha dünyaya dönebilsek de mü´minlerden olsak. ۝ 102 Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdi. ۝ 103 Ve yine kuşku yok ki, senin Rabb´in üstün iradeli ve merhametlidir. ۝ 104 Nuh´un soydaşları peygamberlerini yalanladılar. ۝ 105 Hani kardeşleri Nuh, onlara dedi ki, Siz hiç Allah´tan korkmaz mısınız? ۝ 106 Ben size gönderilmiş, güvenilir bir Allah elçisiyim. ۝ 107 Öyleyse Allah´tan korkunuz ve çağrıma uyunuz. ۝ 108 Ben bu çağrı hizmetime karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum, benim çabamın karşılığını verecek olan alemlerin Rabb´idir. ۝ 109 O halde Allah´tan korkunuz ve çağrıma uyunuz. ۝ 110 Soydaşları, «peşinden gelenler aramızdaki ayak takımı iken hiç biz sana inanır mıyız» dediler. ۝ 111 Nuh dedi ki; «Onların neler yaptıklarını ben bilemem.» ۝ 112 Onların hesabını görmek, sadece Rabb´ime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız. ۝ 113 Mü´minleri yanımdan kovmak bana yakışmaz. ۝ 114 Ben sadece açık sözlü bir uyarıcıyım. ۝ 115 Soydaşları; «Ey Nuh, eğer bu dediklerinden vazgeçmezsen taşa tutulup öldürülenlerden olacaksın» dediler. ۝ 116 Bunun üzerine Nuh dedi ki: «Ya Rabbi, soydaşlarım beni yalanladılar. ۝ 117 Onlar ile aramdaki meseleyi sen kesin çözüme bağla; beni ve yanımdaki mü´minleri kurtar.» ۝ 118 Bunun üzerine Nuh´u ve yanındakileri dolu bir gemiye bindirerek kurtardık. ۝ 119 Bunun arkasından dışarda kalanları suda boğduk. ۝ 120 Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdi. ۝ 121 Ve yine kuşku yok ki, senin Rabb´in üstün iradeli ve merhametlidir. ۝ 122 Adoğulları da peygamberlerini yalanladılar. ۝ 123 Hani kardeşleri Hud, onlara dedi ki, «Siz hiç Allah´tan korkmaz mısınız?» ۝ 124 Ben size gönderilmiş, güvenilir bir Allah elçisiyim. ۝ 125 Öyleyse Allah´tan korkunuz da, çağrıma uyunuz. ۝ 126 Ben bu çağrı hizmetime karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum, benim çabamın karşılığını verecek olan alemlerin Rabb´idir. ۝ 127 Sizler her yüksek tepeye gösteriş amaçlı bir anıt dikerek boş işlerle mi oyalanıyorsunuz.? ۝ 128 Hiç ölmemek ümidi ile sağlam köşkler mi yapıyorsunuz? ۝ 129 Birini yakalayınca zorbaca yakalıyorsunuz. ۝ 130 Allah´tan korkunuz da çağrıma uyunuz. ۝ 131 Size bildiğiniz nimetleri bağışlayan Allah´tan korkunuz. ۝ 132 O size davar sürüleri ile evlatlar bağışladı. ۝ 133 Bahçeler ve pınarlar armağan etti. ۝ 134 Sizin hesabınıza ´büyük gün´ün azabından endişe ederim. ۝ 135 Adoğulları dediler ki, «İster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizim için birdir.» ۝ 136 Bu uygulamalarımız, eski atalarımızdan bize gelen geleneklerden başka birşey değildir. ۝ 137 Bizim azaba çarpılmamız sözkonusu değildir. ۝ 138 Böylece peygamberlerini yalanladılar. Biz de onları yokettik. Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğu inanmamış kimselerdir. ۝ 139 Ve yine kuşku yok ki, senin Rabb´in üstün iradeli ve merhametlidir. ۝ 140 Semudoğulları da peygamberlerini yalanladılar. ۝ 141 Hani kardeşleri Salih onlara dedi ki, siz hiç Allah´tan korkmaz mısınız? ۝ 142 Ben size gönderilmiş güvenilir bir Allah elçisiyim. ۝ 143 Öyleyse Allah´tan korkunuz da çağrıma uyunuz. ۝ 144 Ben bu çağrı hizmetime karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum; benim çabalarımın karşılığını verecek olan, alemlerin Rabb´idir. ۝ 145 Siz bu dünyada hep güven içinde yaşatılacağınızı mı sanıyorsunuz? ۝ 146 Bahçeler ve pınarlar arasında ۝ 147 Ekinler ve olgun tomurcuklar hurmalar arasında ۝ 148 Dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapıyorsunuz? ۝ 149 Allah´tan korkunuz da çağrıma uyunuz. ۝ 150 Aranızdaki azıtmışların emirlerine uymayınız. ۝ 151 Onlar yeryüzünde kargaşa çıkarırlar, hiçbir bozukluğu düzeltmezler. ۝ 152 Semudoğulları dediler ki; «Sen büyüye çarpılmış birisin.» ۝ 153 Sen sadece bizler gibi bir insansın. Eğer doğru söylüyorsan bize bir mucize göster. ۝ 154 İstediğiniz mucize işte şu dişi devedir. Su içme sırası bir gün onun ve belli bir günde sizindir. ۝ 155 Ona bir kötülük dokundurmayınız. Yoksa Büyük Gün´ün azabına çarpılırsınız.´ ۝ 156 Buna rağmen devenin ayaklarını keserek onu cansız yere devirdiler. Fakat hemen pişman oldular. ۝ 157 Arkasından azab, yakalarına yapıştı. Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdi. ۝ 158 Ve yine kuşku yok ki, senin Rabb´in üstün iradeli ve merhametlidir. ۝ 159 Lut´un soydaşları da peygamberlerini yalanladılar. ۝ 160 Hani kardeşleri Lut, onlara dedi ki; «Siz hiç Allah´tan korkmaz mısınız? ۝ 161 Gerçekten ben, size gönderilen güvenilir bir peygamberim. ۝ 162 Öyleyse Allah´tan korkunuz da çağrıma uyunuz. ۝ 163 Ben bu çağrı hizmetime karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum, benim çabalarımın karşılığını verecek olan alemlerin Rabb´idir. ۝ 164 Sizler erkekler ile cinsel ilişki kuruyorsunuz, öyle mi? ۝ 165 Buna karşılık Rabb´inizin sizin için eş olarak yarattığı kadınları bırakıyorsunuz? Sizler doğal sınırları çiğneyen, sapık bir toplumsunuz. ۝ 166 Soydaşları «Ey Lut, eğer bu dediklerinden vazgeçmezsen kesinlikle seni buradan süreceğiz» dediler. ۝ 167 Lut dedi ki; Ben sizin bu sapık davranışınızdan tiksinenlerdenim. ۝ 168 Ya Rabbi, beni ve ailemi bunların sapık davranışlarının yaygın cezasından kurtar. ۝ 169 Biz de Lut´u ve ailesini kurtardık. ۝ 170 Ailesinden sadece yaşlı bir kadın, sapıklar arasında kaldı. ۝ 171 Sonra geride kalanları yokettik. ۝ 172 Onların başlarına müthiş bir yağmur yağdırdık. Uyarıcıları umursamayanların başlarına yağan yağmur ne fenadır. ۝ 173 Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdir. ۝ 174 Ve yine kuşku yok ki, senin Rabb´in üstün iradeli ve merhametlidir. ۝ 175 Eyke halkı da peygamberlerini yalanladılar. ۝ 176 Hani Şuayb, onlara dedi ki; «Siz hiç Allah´tan korkmaz mısınız?» ۝ 177 Ben size gönderilmiş, güvenilir bir elçiyim. ۝ 178 Öyleyse Allah´tan korkunuz da çağrıma uyunuz. ۝ 179 Ben bu çağrı hizmetime karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum; benim çabalarımın karşılığını verecek olan, alemlerin Rabb´idir. ۝ 180 Ölçme işlemlerinizde dürüst olunuz, eksik ölçenlerden olmayınız. ۝ 181 Tartma işlemlerinde doğru ve duyarlı terazi kullanınız. ۝ 182 Halkın mallarına düşük değer biçmeyiniz, yeryüzünde kargaşa çıkarıp dirliği bozmayınız. ۝ 183 Sizi ve sizden önceki kuşakları yaratan Allah´tan korkunuz. ۝ 184 Eykeliler dediler ki; «Sen büyüye çarpılmış birisin.» ۝ 185 Sen de sadece bizler gibi bir insansın. Senin kesinlikle yalan söylediğin kanısındayız. ۝ 186 Eğer doğru söylüyorsan başımıza gökten parçalar yağdır. ۝ 187 Şuayb «Rabbim neler yaptığınızı herkesten iyi bilir.» ۝ 188 Eykeliler, Şuayb´i yalanladılar. Bunun üzerine «Yakar bulut günü» nün azabı yakalarına yapıştı. O gerçekten müthiş bir günün azabı idi. ۝ 189 Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdi. ۝ 190 Ve yine kuşku yok ki, senin Rabb´in üstün iradeli ve merhametlidir. ۝ 191 Hiç kuşkusuz Kur´an, Rabb´in tarafından indirilmiştir. ۝ 192 Onu «güvenilir ruh» (Cebrail) indirdi. ۝ 193 Senin kalbine; uyarıcılardan biri olasın diye. ۝ 194 Açık, yalın bir arapça ile ۝ 195 Kur´an´ın temel ilkeleri, daha önceki ümmetlerin kutsal kitaplarında da yer almıştı. ۝ 196 İsrailoğulları bilginlerinin bu Kur´an´dan haberdar olmaları müşrikler için bir delil değil mi? ۝ 197 Eğer biz Kur´an´ı ana dili arapça olmayan birine indirseydik de, ۝ 198 Onu o müşriklere okusaydı ona yine inanmazlardı. ۝ 199 Böylece inanmamayı ağır suçluların kalplerine aşıladık. ۝ 200 Onlar acıklı azabı görmedikçe ona inanmazlar. ۝ 201 O azapla hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın yüzyüze gelirler. ۝ 202 O zaman «Acaba bize mühlet verilir mi?» derler. ۝ 203 Onlar azabımızın bir an önce gerçekleşmesini mi istiyorlar? ۝ 204 Baksana, eğer onları yıllarca refah içinde yaşatsak da, ۝ 205 Sonra tehdit edildikleri azap başlarına gelse; ۝ 206 Vaktiyle refah içinde geçirdikleri hayat kendilerine hiçbir fayda sağlamaz. ۝ 207 Yok ettiğimiz her ülkeye mutlaka uyarıcılar gönderdik. ۝ 208 Amaç başlarına gelecekleri kendilerine önceden haber vermektir. Biz zalim değiliz. ۝ 209 Kur´an, şeytanlar tarafından indirilmiş değildir. ۝ 210 Bu onların sıfatları ile bağdaşmaz. Zaten onlar bunu yapamazlar da. ۝ 211 Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir. ۝ 212 Sakın Allah´ın yanısıra başka bir ilaha yalvarma; yoksa azaba çarpılanlardan olursun. ۝ 213 Öncelikle en yakın akrabalarını uyar. ۝ 214 Sana uyan mü´minlere karşı alçak gönüllülük kanatlarını indir. ۝ 215 Eğer hemşehrilerin sana karşı gelirlerse onlara «Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım» de. ۝ 216 Üstün iradeli ve merhametli olan Allah´a dayan. ۝ 217 O seni namaza durduğunda görür. ۝ 218 Secde edenler ile birlikte eğilip dikildiğini de görür. ۝ 219 Hiç kuşkusuz O, herşeyi işitir ve herşeyi görür. ۝ 220 Şeytânların kime ineceğini size söyleyeyim mi? ۝ 221 Onlar ne kadar aşırı yalancı ve günah düşkünü varsa onlara inerler. ۝ 222 Onlar, çoğunluğu yalancı olan şeytanların söylediklerine kulak verirler. ۝ 223 Şairlere gelince ancak amaçsız, havai insanlar onların peşinden gider. ۝ 224 Görmüyormusun ki, onlar her vadiye dalarlar. ۝ 225 Ve yapmadıklarını söylerler. ۝ 226 Yalnız iman edip iyi ameller işleyenler, sık sık Allah´ı ananlar ve zulme uğradıklarında zalimlere karşı koyanlar böyle değildirler. Zalimler ne acı bir akıbetle yüzyüze geleceklerini yakında anlayacaklardır. ۝ 227