Kuran.com
Kuran.com

Kuran.com

Kuran-ı Kerim

Dil Seçimi

TR EN AR
۞
translate
Aa

Cin Suresi

Türkçe - Diyanet Vakfı

(1-2) (Resûlüm!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum Kur´an´ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Gerçekten biz, doğru yola ileten hârikulâde güzel bir Kur´an dinledik de ona iman ettik. (Artık) kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız. ۝ 1 (1-2) (Resûlüm!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum Kur´an´ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Gerçekten biz, doğru yola ileten hârikulâde güzel bir Kur´an dinledik de ona iman ettik. (Artık) kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız. ۝ 2 Hakikat şu ki, Rabbimizin şânı çok yücedir. O, ne eş ne de çocuk edinmiştir. ۝ 3 Doğrusu bizim beyinsiz olanımız (iblis veya azgın cinler), Allah hakkında pek aşırı yalanlar uyduruyormuş. ۝ 4 Halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler, sanmıştık. ۝ 5 Şu da gerçek ki, insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı da, onların taşkınlıklarını arttırırlardı. ۝ 6 Onlar da sizin sandığınız gibi, Allah´ın hiç kimseyi tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı. ۝ 7 Doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk. ۝ 8 Halbuki, (daha önce) biz onun bazı kısımlarında (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor. ۝ 9 Bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi? ۝ 10 Gerçekten biz, -kimimiz sâlih kişiler, kimimiz ise bunlardan aşağıda olmak üzere- türlü türlü yollar tutmuştuk. ۝ 11 (Artık) şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz yeryüzünde bulunsak da Allah´ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız. ۝ 12 Doğrusu biz, o hidayeti (Kur´an´ı) işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar. ۝ 13 İçimizde, (Allah´a) teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var. Teslimiyet gösteren kimseler, doğru yolu arayanlardır. ۝ 14 Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır. ۝ 15 (16-17) Şayet doğru yolda gitselerdi, bu hususta kendilerini denememiz için onlara bol su verirdik. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır. ۝ 16 (16-17) Şayet doğru yolda gitselerdi, bu hususta kendilerini denememiz için onlara bol su verirdik. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır. ۝ 17 Mescidler şüphesiz Allah´ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin). ۝ 18 Allah´ın kulu, O´na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi. ۝ 19 (Resûlüm!) De ki: Ben ancak Rabbime yalvarırım ve O´na kimseyi ortak koşmam. ۝ 20 De ki: Doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim. ۝ 21 De ki: Gerçekten (bana bir kötülük dilerse) Allah´a karşı beni kimse himaye edemez, O´ndan başka sığınacak kimse de bulamam. ۝ 22 (Benim yaptığım) ancak Allah katından olanı, O´nun gönderdiklerini tebliğdir. Artık kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır. ۝ 23 Sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir. ۝ 24 De ki: Tehdit edilegeldiğiniz (azap), yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, ben bilmem. ۝ 25 O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz; ۝ 26 Ancak, (bildirmeyi) dilediği peygamber bunun dışındadır. Çünkü O, bunun önünden ve ardından gözcüler salar, ۝ 27 Ki böylece onların (peygamberlerin), Rablerinin gönderdiklerini hakkıyla tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah) onların nezdinde olup bitenleri çepeçevre kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır (kaydetmiştir). ۝ 28