Kuran.com
Kuran.com

Kuran.com

The Noble Quran

Language Selection

TR EN AR
۞
translate
Aa

The Moon

Turkish - Diyanet Vakfı

Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı. ۝ 1 Onlar bir mucize görürlerse hemen yüz çevirirler ve: Eskiden beri devam edegelen bir büyüdür, derler. ۝ 2 Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her işin ulaşacağı yeri vardır. ۝ 3 Andolsun onlara, kötülükten önleyecek nice önemli haberler gelmiştir. ۝ 4 Bu büyük bir hikmettir. Fakat (yüz çevirene) uyarılar ne fayda verir! ۝ 5 Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir. ۝ 6 (7-8) Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde ve dâvetçiye koşarak kabirlerden çıkarlar. O esnada kâfirler: Bu, çok çetin bir gündür! derler. ۝ 7 (7-8) Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde ve dâvetçiye koşarak kabirlerden çıkarlar. O esnada kâfirler: Bu, çok çetin bir gündür! derler. ۝ 8 Onlardan önce Nuh´un kavmi de yalanladı, hem de kulumuzun yalancı olduğunda ısrar ederek: O, delirdi, dediler. Ve (Nuh, davetten vazgeçmeye) zorlandı. ۝ 9 Bunun üzerine, Rabbine: Ben yenik düştüm, bana yardım et! diyerek yalvardı. ۝ 10 Biz de derhal nehir gibi devamlı akan bir su ile göğün kapılarını açtık. ۝ 11 Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. (Her iki) su, takdir edilmiş bir işin olması için birleşmişti. ۝ 12 Nuh´u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik. ۝ 13 İnkâr edilmiş olana (Nuh´a) bir mükâfat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu. ۝ 14 Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur? ۝ 15 Benim azabım ve uyarılarım nasılmış! ۝ 16 Andolsun biz Kur´an´ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. (Ondan) öğüt alan yok mu? ۝ 17 Âd kavmi (Peygamberleri Hûd´u) yalanladı da azabım ve tehdidim nasılmış (gördüler). ۝ 18 Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik. ۝ 19 O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu. ۝ 20 Nasılmış benim azabım ve uyarılarım! ۝ 21 Andolsun biz Kur´an´ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu? ۝ 22 Semûd kavmi de uyarıcıları yalanladı. ۝ 23 «Aramızdan bir beşere mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz» dediler. ۝ 24 «Vahiy, aramızda ona mı verildi? Hayır o, yalancı ve şımarığın biridir» (dediler.) ۝ 25 Yarın onlar, yalancı ve şımarığın kim olduğunu bileceklerdir. ۝ 26 Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret. ۝ 27 Onlara, suyun aralarında paylaştırıldığını haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin. ۝ 28 Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür´et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti. ۝ 29 (Bu azgınlara) azabım ve uyarılarım nasıl oldu! ۝ 30 Biz onların üzerlerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler. ۝ 31 Andolsun biz Kur´an´ı, anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alan yok mu? ۝ 32 Lût´un kavmi de uyarıcı peygamberleri yalanladı. ۝ 33 (34-35) Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız. ۝ 34 (34-35) Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız. ۝ 35 Andolsun ki, Lût onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu tehditleri kuşkuyla karşıladılar. ۝ 36 Onlar Lût´un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. «Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!» (dedik). ۝ 37 Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı. ۝ 38 İşte azabımı ve uyarılarımı tadın! (denildi). ۝ 39 Andolsun biz Kur´an´ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu? ۝ 40 Şüphesiz Firavun´un kavmine de uyarıcılar gelmişti. ۝ 41 Lâkin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize lâyık bir şekilde yakaladık. ۝ 42 Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan daha mı iyidirler? Yoksa kitaplarda sizin için bir berât mı var? ۝ 43 Yoksa «Biz, intikam almağa gücü yeten bir topluluğuz» mu diyorlar? ۝ 44 O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır. ۝ 45 Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır. ۝ 46 Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler. ۝ 47 O gün yüzüstü ateşe sürüklendiklerinde «Cehennemin elemini tadın!» denir. ۝ 48 Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık. ۝ 49 Bizim buyruğumuz, bir anlık bakış gibi, bir tek sözden başka bir şey değildir. ۝ 50 Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helâk ettik. Düşünüp ibret alan yok mu? ۝ 51 Yaptıkları her şey kitaplarda (amel defterlerinde) mevcuttur. ۝ 52 Küçük büyük her şey satır satır yazılmıştır. ۝ 53 (54-55) Takvâ sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarında, güçlü ve Yüce Allah´ın huzurunda hak meclisindedirler. ۝ 54 (54-55) Takvâ sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarında, güçlü ve Yüce Allah´ın huzurunda hak meclisindedirler. ۝ 55