Kuran.com
Kuran.com

Kuran.com

القرآن الكريم

اختيار اللغة

TR EN AR
۞
translate
Aa

سُوْرَۃُ الصَّافَّات

التركية - الملالي حمدي يازر

Bismillah
Andolsun o saf baglayip duranlara. ۝ 1 O haykirip da sürenlere. ۝ 2 Ve o yolda zikir okuyanlara. ۝ 3 Ki sizin ilâhiniz birdir. ۝ 4 O, göklerin, yerin ve aralarindakilerin Rabbidir, bütün dogularin da Rabbidir. ۝ 5 Gerçekten biz dünya gögünü (o yakin gögü) bir zinetle, yildizlarla süsledik. ۝ 6 Onu her inatçi seytandan koruduk. ۝ 7 Onlar yüksek (melekler) toplulugunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atilirlar. ۝ 8 Uzaklastirilirlar. Onlara ardi arkasi kesilmez bir azab vardir. ۝ 9 Ancak kulak hirsizligi yapanlar olur. Onu da yakici bir alev takip eder. ۝ 10 Simdi onlara sor: "Yaradilisça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattiklarimiz mi?" Gerçekten biz onlari civik bir çamurdan yarattik. ۝ 11 Fakat sen onlara sasiyorsun, ama onlar (seninle) egleniyorlar. ۝ 12 Kendilerine hatirlatildiginda da düsünmüyorlar. ۝ 13 Bir mucize gördükleri zaman da eglenceye aliyorlar. ۝ 14 Ve diyorlar ki: "Bu apaçik büyüden baska bir sey degildir." ۝ 15 "Öldügümüz ve bir toprakla bir yigin kemik oldugumuz zaman mi biz tekrar dirilecekmisiz?" ۝ 16 "Önceki atalarimiz da mi?.." ۝ 17 De ki: "Evet, hem de sizler çok asagilanmis olarak (dirileceksiniz)." ۝ 18 Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onlarin gözleri açiliverir. ۝ 19 "Eyvah bizlere! Iste bu hesap günüdür." derler. ۝ 20 (Onlara): "Iste bu, sizin yalanlamakta oldugunuz (iyi ve kötüyü) ayirt etme günüdür" denir. ۝ 21 (22-23) Toplayin mahsere o zulmedenleri, eslerini ve Allah´tan baska taptiklari seyleri. Toplayin da götürün onlari sirata (cehennem köprüsüne) dogru. ۝ 22 (22-23) Toplayin mahsere o zulmedenleri, eslerini ve Allah´tan baska taptiklari seyleri. Toplayin da götürün onlari sirata (cehennem köprüsüne) dogru. ۝ 23 Ve durdurun onlari, çünkü sorguya çekilecekler. ۝ 24 (Onlara): "Ne oldu sizlere de yardimlasmiyorsunuz?" (denilir.) ۝ 25 Hayir, bugün onlar teslim olmuslardir. ۝ 26 Onlar, birbirine dönmüs sorusuyorlar. ۝ 27 Onlar: "Siz bize (ugurlu görünerek) sagdan gelir dururdunuz" derler. ۝ 28 (Ileri gelenler de) derler ki: "Hayir, siz inanmamistiniz." ۝ 29 "Bizim de size karsi bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmis bir kavimdiniz." ۝ 30 "Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Süphesiz azabimizi tadacagiz." ۝ 31 "Evet biz, sizi kiskirttik. Çünkü biz azgindik." ۝ 32 O halde hepsi o gün azabda ortaktirlar. ۝ 33 Iste biz günahkarlara böyle yapariz. ۝ 34 Çünkü onlar, kendilerine: "Allah´tan baska ilâh yoktur" denildigi zaman kafa tutuyorlardi. ۝ 35 Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) sair için ilâhlarimizi birakir miyiz?" diyorlardi. ۝ 36 Hayir o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti. ۝ 37 Elbette siz o aci azabi tadacaksiniz. ۝ 38 Bununla beraber baska degil, hep yaptiginiz amellerinizle cezalandirilacaksiniz. ۝ 39 Sadece Allah´in ihlasli kullari müstesnadir. ۝ 40 Iste onlar için belli bir rizik vardir. ۝ 41 (42-43) Meyveler (vardir), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir. ۝ 42 (42-43) Meyveler (vardir), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir. ۝ 43 (Onlar) Karsilikli tahtlar üzerindedirler. ۝ 44 (45-46) Içenlere lezzet veren, pinardan doldurulmus bembeyaz bir kadehle onlarin etrafinda dolasilir. ۝ 45 (45-46) Içenlere lezzet veren, pinardan doldurulmus bembeyaz bir kadehle onlarin etrafinda dolasilir. ۝ 46 Onda ne bir zararli sonuç vardir, ne de sarhosluk verir. ۝ 47 Yanlarinda iri gözlü, bakislarini kocalarindan baskalarina çevirmeyen hanimlar vardir. ۝ 48 Sanki onlar örtülüp saklanmis yumurta gibidirler. ۝ 49 Derken birbirine dönüp sorarlar: ۝ 50 Içlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadasim vardi." ۝ 51 Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan misin?" ۝ 52 "Öldügümüz ve bir toprakla bir yigin kemik oldugumuz zaman biz hakikaten cezalanacak miyiz?" ۝ 53 "Siz onu tanir misiniz?" der. ۝ 54 Derken bakinir ve onu cehennemin ta ortasinda görür. ۝ 55 Ona söyle der: "Allah´a yemin ederim ki, dogrusu sen az daha beni helak edecektin." ۝ 56 "Rabbimin nimeti olmasaydi, ben de bu tutuklananlardan olacaktim." ۝ 57 (58-59) "Nasilmis bak. Biz ilk ölümümüzden baska bir daha ölmeyecek miymisiz? Biz azaba ugratilmayacak miymisiz? ۝ 58 (58-59) "Nasilmis bak. Biz ilk ölümümüzden baska bir daha ölmeyecek miymisiz? Biz azaba ugratilmayacak miymisiz? ۝ 59 Iste bu büyük kurtulustur. ۝ 60 Çalisanlar iste böyle bir kurtulus için çalissinlar. ۝ 61 Nasil, bu mu daha hayirli konukluk için, yoksa zakkum agaci mi? ۝ 62 Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptik. ۝ 63 O bir agaçtir ki cehennemin dibinde çikar. ۝ 64 Tomurcuklari seytanlarin baslari gibidir. ۝ 65 Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karinlarini bundan dolduracaklardir. ۝ 66 Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardir. ۝ 67 Sonra da dönecekleri yer, süphesiz cehennemdir. ۝ 68 Çünkü onlar, atalarini sapiklikta buldular. ۝ 69 Simdi de kendileri onlarin izlerinde kosturuyorlar. ۝ 70 Andolsun ki, onlardan öncekilerin çogu sapiklikta idiler. ۝ 71 Gerçekten biz onlara içlerinden uyarici peygamberler de gönderdik. ۝ 72 Sonra da bak o uyarilanlarin sonu nasil oldu? ۝ 73 Ancak Allah´in ihlas ile seçilen kullari baska. ۝ 74 Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmisti de biz de ne güzel kabul etmistik. ۝ 75 Biz hem onu, hem ailesini o büyük sikintidan kurtardik. ۝ 76 Hem onun neslini bâki kalanlar kildik. ۝ 77 Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namini biraktik. ۝ 78 Bütün âlemler içinde Nuh´a selam olsun. ۝ 79 Iste biz iyilik yapanlari böyle mükafatlandiririz. ۝ 80 Çünkü o bizim mümin kullarimizdandi. ۝ 81 Sonra digerlerini suda bogduk. ۝ 82 Süphesiz ki Ibrahim de onun kolundandi. ۝ 83 Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmisti. ۝ 84 O babasina ve kavmine söyle demisti: "Siz nelere tapiyorsunuz?" ۝ 85 "Yalancilik etmek için mi Allah´tan baska ilâhlar istiyorsunuz?" ۝ 86 "Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?" ۝ 87 (88-89) Derken yildizlara bir bakti da: "Ben gerçekten hastayim" dedi. ۝ 88 (88-89) Derken yildizlara bir bakti da: "Ben gerçekten hastayim" dedi. ۝ 89 O zaman arkalarini dönerek basindan kaçisiverdiler. ۝ 90 Derken bir kurnazlikla onlarin ilâhlarina vardi da, "Buyursaniza, yemez misiniz?" dedi. ۝ 91 (Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konusmuyorsunuz?" (dedi). ۝ 92 Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi. ۝ 93 Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler. ۝ 94 Ibrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttugunuz seylere mi tapiyorsunuz?" ۝ 95 "Halbuki sizi de yaptiklarinizi da Allah yaratmistir." ۝ 96 Onlar: "Haydin onun için bir yapi yapin da onu atese atin." dediler. ۝ 97 Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düsürdük. ۝ 98 Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir." ۝ 99 "Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir ogul) ihsan et!" ۝ 100 Biz de kendisine yumusak huylu bir ogul müjdeledik. ۝ 101 Oglu, yaninda kosacak çaga gelince: "Ey oglum! Ben seni rüyamda bogazladigimi görüyorum. Artik bak, ne düsünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacigim sana ne emrediliyorsa yap, insaallah beni sabredenlerden bulacaksin" dedi. ۝ 102 Ne zaman ki ikisi de bu sekilde Allah´a teslim oldular, Ibrahim oglunu sakagi üzerine yatirdi. ۝ 103 Biz de ona söyle seslendik: "Ey Ibrahim! " ۝ 104 "Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, süphesiz ki, biz iyilik yapanlari böyle mükafatlandiririz." ۝ 105 "Süphesiz ki bu apaçik bir imtihandi." (dedik) ۝ 106 Ve ona büyük bir kurbanlik fidye verdik. ۝ 107 Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm biraktik. ۝ 108 Selam olsun Ibrahim´e... ۝ 109 Iste biz iyilik yapanlari böyle mükafatlandiririz. ۝ 110 Çünkü o bizim mümin kullarimizdandi. ۝ 111 Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere Ishak´i müjdeledik. ۝ 112 Hem ona hem Ishak´a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açikça kendi nefsine zulmedenler var. ۝ 113 Andolsun ki biz Musa ile Harun´a da nimetler verdik. ۝ 114 Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sikintidan kurtardik. ۝ 115 Hem yardim ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular. ۝ 116 Hem kendilerine o belli kitabi (Tevrat´i) verdik. ۝ 117 Kendilerini dogru yola çikardik. ۝ 118 Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam biraktik: ۝ 119 Selam olsun, Musa ile Harun´a. ۝ 120 Iste biz iyilik yapanlari böyle mükafatlandiririz. ۝ 121 Çünkü onlarin ikisi de bizim mümin kullarimizdandi. ۝ 122 Süphesiz Ilyas da gönderilen peygamberlerdendir. ۝ 123 (124-125-126) Hani o kavmine: "Siz Allah´tan korkmaz misiniz? Yaratanlarin en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarinizin da Rabbi bulunan Allah´i birakip da "Ba´l´e" (Ba´l ismindeki puta) mi yalvariyorsunuz?" dedi. ۝ 124 (124-125-126) Hani o kavmine: "Siz Allah´tan korkmaz misiniz? Yaratanlarin en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarinizin da Rabbi bulunan Allah´i birakip da "Ba´l´e" (Ba´l ismindeki puta) mi yalvariyorsunuz?" dedi. ۝ 125 (124-125-126) Hani o kavmine: "Siz Allah´tan korkmaz misiniz? Yaratanlarin en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarinizin da Rabbi bulunan Allah´i birakip da "Ba´l´e" (Ba´l ismindeki puta) mi yalvariyorsunuz?" dedi. ۝ 126 Fakat onlar, onu yalanladilar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazir bulundurulacaklardir. ۝ 127 Ancak Allah´in ihlasli kullari müstesna. ۝ 128 Ona da sonrakiler içinde sunu biraktik: ۝ 129 Selam olsun Ilyâsîn´e . ۝ 130 Iste biz iyilik yapanlari böyle mükafatlandiririz. ۝ 131 Çünkü o bizim mümin kullarimizdandi. ۝ 132 Süphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir. ۝ 133 Hani biz onu ve ailesinin tamamini kurtarmistik. ۝ 134 Ancak geride kalip batanlar içinde kalan yasli bir kadin hariç. ۝ 135 Sonra digerlerini helak etmistik. ۝ 136 (137-138) Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara ugrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akil edip düsünmez misiniz? ۝ 137 (137-138) Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara ugrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akil edip düsünmez misiniz? ۝ 138 Süphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir. ۝ 139 Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmisti. ۝ 140 (Oradakilerle) kur´a çekmis de kaydirilanlardan (yenilenlerden) olmustu. ۝ 141 Derken (denize atilmis ve) kendisini balik yutmustu. (Kendi nefsini) kiniyordu. ۝ 142 (143-144) Eger çok tesbih edenlerden olmasaydi, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karninda kalirdi. ۝ 143 (143-144) Eger çok tesbih edenlerden olmasaydi, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karninda kalirdi. ۝ 144 Biz onu hasta bir halde bir alana çikardik. ۝ 145 Üzerine kabak cinsinden bir agaç bitirdik. ۝ 146 Biz onu (Yunus´u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik. ۝ 147 O zaman ona iman ettiler de biz onlari bir zamana kadar yasattik. ۝ 148 Simdi sor o seninkilere: Kizlar, Rabbinin de, oglanlar onlarin mi? ۝ 149 Yoksa biz melekleri disi yaratmisiz da onlar sahit mi bulunuyorlarmis? ۝ 150 (151-152) Ha!.. Onlar, süphesiz uydurduklari iftiralarindan dolayi: "Allah dogurdu" derler. Hiç süphesiz onlar, yalancidirlar. ۝ 151 (151-152) Ha!.. Onlar, süphesiz uydurduklari iftiralarindan dolayi: "Allah dogurdu" derler. Hiç süphesiz onlar, yalancidirlar. ۝ 152 (Allah) kizlari ogullara tercih mi etmis? ۝ 153 Size ne oldu? Nasil hükmediyorsunuz? ۝ 154 Hiç düsünmüyor musunuz? ۝ 155 Yoksa sizin için açik bir delil mi var? ۝ 156 O halde, eger dogru söylüyorsaniz getirin kitabinizi. ۝ 157 Onlar, Allah ile cinler arasinda bir neseb (hisimlik bagi) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancilar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir. ۝ 158 Allah, onlarin yakistirdiklari vasiflardan münezzeh ve yücedir. ۝ 159 Fakat Allah´in ihlas ile seçilen kullari baska (onlar, Allah´i böyle sirk ile vasiflamazlar). ۝ 160 (161-162-163) Çünkü siz ve taptiklariniz, kendiliginden cehenneme saldiran kimseden baskasini, Allah´a karsi kandirip, saptiramazsiniz. ۝ 161 (161-162-163) Çünkü siz ve taptiklariniz, kendiliginden cehenneme saldiran kimseden baskasini, Allah´a karsi kandirip, saptiramazsiniz. ۝ 162 (161-162-163) Çünkü siz ve taptiklariniz, kendiliginden cehenneme saldiran kimseden baskasini, Allah´a karsi kandirip, saptiramazsiniz. ۝ 163 (164-165-166) (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makami vardir. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler. ۝ 164 (164-165-166) (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makami vardir. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler. ۝ 165 (164-165-166) (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makami vardir. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler. ۝ 166 (167-168-169) (Müsrikler) söyle diyorlardi: "Eger yanimizda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydi, elbette biz de Allah´in ihlas ile seçilmis kullarindan olurduk." ۝ 167 (167-168-169) (Müsrikler) söyle diyorlardi: "Eger yanimizda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydi, elbette biz de Allah´in ihlas ile seçilmis kullarindan olurduk." ۝ 168 (167-168-169) (Müsrikler) söyle diyorlardi: "Eger yanimizda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydi, elbette biz de Allah´in ihlas ile seçilmis kullarindan olurduk." ۝ 169 Fakat simdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir. ۝ 170 (171-172-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarimiz hakkinda su sözümüz geçmistir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardir ve elbette bizim ordularimiz mutlaka galip geleceklerdir." ۝ 171 (171-172-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarimiz hakkinda su sözümüz geçmistir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardir ve elbette bizim ordularimiz mutlaka galip geleceklerdir." ۝ 172 (171-172-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarimiz hakkinda su sözümüz geçmistir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardir ve elbette bizim ordularimiz mutlaka galip geleceklerdir." ۝ 173 Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir. ۝ 174 Onlara (inecek azabi) gözetle .Yakinda onlar da göreceklerdir. ۝ 175 Ya simdi onlar, bizim azabimiza ugramakta acele mi ediyorlar? ۝ 176 Fakat (azabimiz) onlarin sahasina indigi zaman, (o aci sonuçla) uyarilanlarin sabahi ne kötüdür! ۝ 177 Yine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir. ۝ 178 (Inecek azabi) gözetle! Yakinda onlar da göreceklerdir. ۝ 179 Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onlarin yakistirdiklari vasiflardan münezzeh ve yücedir. ۝ 180 Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun. ۝ 181 Hamd, âlemlerin Rabbi Allah´a mahsustur. ۝ 182