Kuran.com
Kuran.com

Kuran.com

The Noble Quran

Language Selection

TR EN AR
۞
translate
Aa

The Prophets

Turkish - Elmalılı Hamdi Yazır

Bismillah
Insanlarin hesab (görme) zamani yaklasti. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, yan çizip aldirmiyorlar. ۝ 1 Rablerinden kendilerine gelen her yeni hatirlatmayi hep eglenerek dinliyorlar. ۝ 2 Kalbleri hep eglencede (gaflette), hem o zalimler aralarinda su gizli fisiltiyi yaptilar: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artik göz göre göre sihre mi gidip uyarsiniz?" ۝ 3 Peygamber: "Benim Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, her seyi isitir, her seyi bilir" dedi. ۝ 4 Onlar: "Hayir, bunlar karisik rüyalardir; yok, onu kendisi uydurdu, yok o bir sairdir. Böyle degilse önceki peygamberler gibi, o da bize bir mucize getirsin" dediler. ۝ 5 Onlardan önce yok ettigimiz hiçbir memleket halki iman etmedi. Simdi bunlar mi iman edecekler? ۝ 6 (Ey Muhammed!) Biz, senden önce de ancak kendilerine vahyettigimiz birtakim erkek(peygamber)ler gönderdik. Bilmiyorsaniz kitap ehli olanlara sorun. ۝ 7 Biz onlari yemek yemez birer cesed kilmadik ve onlar ölümsüz de degillerdi. ۝ 8 Sonra biz onlara verdigimiz sözü yerine getirdik; hem onlari, hem de diledigimiz kimseleri kurtardik, asiri gidenleri yok ettik. ۝ 9 (Ey Kureys toplulugu!) And olsun, size öyle bir kitab indirdik ki, bütün san ve serefiniz ondadir. Hâlâ akillanmayacak misiniz? ۝ 10 Biz halki zalim olan nice memleketleri kirip geçirdik ve onlardan sonra baska milletler var ettik. ۝ 11 Onlar azabimizin siddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardi. ۝ 12 "Kosup kaçmayin; size nimet verilen yere, yurtlariniza dönün ki, sorguya çekileceksiniz" dedik. ۝ 13 Onlar da: "Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik" dediler. ۝ 14 Biz, onlari biçilmis bir ekin ve bir yigin kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmustur. ۝ 15 Biz gök ile yeri ve aralarindaki seyleri, bos bir eglence için yaratmadik. ۝ 16 Eger bir eglence edinmek isteseydik, elbette onu katimizdan edinirdik. Yapacak olsaydik öyle yapardik. ۝ 17 Hayir, biz hakki batilin basina çarpariz da onun beynini parçalar. Bir de bakarsin (batil) o anda yok olup gitmistir. Allah´a yakistirdiginiz vasiflardan ötürü size yaziklar olsun. ۝ 18 Göklerde ve yerde olan bütün varliklar O´nundur. Katinda olanlar O´na kulluk etmekten ne çekinirler, ne de yorulurlar. ۝ 19 Gece gündüz (hep Allah´i) tesbih ederler, usanmazlar. ۝ 20 Yoksa (Mekke müsrikleri) birtakim ilâhlar edindiler de yerden ölüleri onlar mi diriltecekler? ۝ 21 Eger yer ile gökte Allah´tan baska ilâhlar olsaydi, bunlarin ikisi de muhakkak fesada ugrar yok olurdu. O halde Ars´in Rabbi olan Allah, onlarin vasfetmekte olduklari seylerden (bütün noksanliklardan) beridir, münezzehtir. ۝ 22 O, yaptigindan sorumlu olmaz, onlar ise sorumlu tutulacaklardir. ۝ 23 Yoksa O´ndan baska ilâhlar mi edindiler? De ki: "Kesin delilinizi getirin. Iste benimle beraber olanlarin kitabi ve benden öncekilerin kitabi." Hayir, onlarin çogu gerçegi bilmezler de onun için yüz çevirirler. ۝ 24 Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona söyle vahyetmis olmayalim: "Gerçek su ki benden baska ilâh yoktur. Onun için bana ibadet edin." ۝ 25 Böyle iken dediler ki: "Rahmân çocuk edindi." Allah bundan münezzehtir. Dogrusu melekler (Allah´in çocuklari degil.) ikram olunmus kullardir. ۝ 26 Onlar Allah´in sözünün önüne geçmezler, hep O´nun emriyle hareket ederler. ۝ 27 Allah, onlarin önlerindekini de, arkalarindakini de (yaptiklarini ve yapacaklarini) bilir. Onlar, Allah´in hosnud oldugu kimseden baskasina sefaat etmezler. Hepsi de O´nun korkusundan titrerler. ۝ 28 Içlerinden kim: "Ben, O´ndan baska bir ilâhim" derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz. Zalimleri biz böyle cezalandiririz. ۝ 29 O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitisik bir halde iken biz onlari ayirdik. Hayati olan her seyi sudan yarattik. Hâlâ inanmiyorlar mi? ۝ 30 Yeryüzünde, insanlar sarsilmasin diye sabit daglar yarattik, rahat gidebilsinler diye daglarin aralarinda genis yollar var ettik. ۝ 31 Gökyüzünü de korunmus bir tavan yaptik. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (Allah´in kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar. ۝ 32 Geceyi, gündüzü, günesi ve ayi yaratan O´dur. Bunlarin her biri kendi dairesinde dolasmaktadir. ۝ 33 Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insani ölümsüz kilmadik, sen ölürsün de onlar baki kalir mi? Senin ölmenle rahata kavusacaklarini mi saniyorlar? ۝ 34 Her nefis ölümü tadacaktir. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyecegiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz. ۝ 35 O inkârcilar seni gördükleri zaman, seni alaya aliyorlar ve "Ilâhlarinizi diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki onlar Rahmân´in kitabini inkâr ediyorlar. ۝ 36 Insan aceleci olarak yaratilmistir. Size yakinda (azaba dair) alametlerimi gösterecegim. Simdi siz acele etmeyin. ۝ 37 "Dogru sözlü iseniz (bildirin) bu vaad ne zamandir?" derler. ۝ 38 Bu kâfirler atesi yüzlerinden ve sirtlarindan men edemeyecekleri ve yardim da göremeyecekleri zamani, bir bilseler! ۝ 39 Dogrusu bu azap onlara ansizin gelecek de kendilerini sasirtacaktir. Artik ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir. ۝ 40 Yemin olsun ki, senden önce birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alay ettikleri sey (azap) kusativerdi. ۝ 41 De ki: "Geceleyin ve gündüzün sizi Rahmân´dan kim koruyabilir?" Ama onlar Rablerinin kitabindan yüz çevirmektedirler. ۝ 42 Yoksa kendilerini bize karsi savunacak tanrilari mi var? O tanrilar kendilerine bile yardim edemezler, katimizdan da dostluk görmezler. ۝ 43 Dogrusu biz o kâfirleri ve atalarini yasattik, hatta o ömür onlara uzun geldi. Fakat simdi memleketlerini her yandan eksilttigimizi görmüyorlar mi? O halde üstün gelen onlar midir? ۝ 44 De ki: "Ben sizi ancak vahiyle korkutup uyariyorum," uyarildiklari zaman sagirlar çagriyi duymazlar. ۝ 45 Yemin olsun ki, Rabbinin azabindan az bir sey onlara dokunursa, muhakkak "Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik" diyeceklerdir. ۝ 46 Biz kiyamet günü için dogru teraziler kurariz; hiçbir kimse hiçbir haksizliga ugratilmaz. Yapilan amel, bir hardal tanesi agirliginca da olsa, onu getirir (tartiya koyariz.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz. ۝ 47 Yemin olsun ki, Musa ve Harun´a egriyi dogrudan ayiran kitabi, takva sahibleri için bir isik ve ögüt olarak verdik. ۝ 48 Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar, kiyamet saatinden de titrerler. ۝ 49 Iste bu (Kur´ân) da indirdigimiz kutsal bir kitaptir. Simdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz? ۝ 50 And olsun ki biz daha önce Ibrahim´e de rüsdünü vermistik (akla uygun olani göstermistik). Biz onu biliyorduk. ۝ 51 O zaman o, babasina ve kavmine: "Bu tapinip durdugunuz heykeller nedir?" demisti. ۝ 52 Onlar: "Biz atalarimizi bunlara tapar bulduk" dediler. ۝ 53 Ibrahim: "And olsun ki sizler de, atalariniz da apaçik bir sapiklik içindesiniz" dedi. ۝ 54 Onlar : "Sen bize gerçegi mi getirdin (Sen ciddi mi söylüyorsun), yoksa saka mi ediyorsun?" dediler. ۝ 55 O söyle dedi: "Hayir Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir ki onlari O yaratmistir. Ben de buna sahidlik edenlerdenim." ۝ 56 "Allah´a yemin ederim ki, siz arkanizi dönüp gittikten sonra, ben putlariniza elbette bir tuzak kuracagim." ۝ 57 Derken o, bunlari parça parça etti. Yalniz kendisine basvursunlar diye onlarin büyügünü saglam birakti. ۝ 58 (Kavmi) "Tanrilarimiza bunu kim yapti? Dogrusu o zalimlerden biridir." dediler. ۝ 59 (Bazilari) "Ibrahim denen bir gencin, onlari diline doladigini duymustuk" dediler. ۝ 60 "O halde onu insanlarin gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) sahidlik ederler" dediler. ۝ 61 (Ibrahim gelince ona) "Ey Ibrahim! bunu tanrilarimiza sen mi yaptin?" dediler ۝ 62 Ibrahim: "Belki onu su büyükleri yapmistir, konusabiliyorlarsa onlara sorun" dedi. ۝ 63 Bunun üzerine vicdanlarina dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Dogrusu siz haksizsiniz." ۝ 64 Sonra yine (eski) kafalarina döndüler: "And olsun ki (ey Ibrahim!) bunlarin konusmayacagini (sen de) bilirsin." dediler. ۝ 65 (Ibrahim) dedi: "O halde, Allah´i birakip da size hiçbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara mi tapiyorsunuz?" ۝ 66 "Size de, Allah´i birakip taptiklariniza da yaziklar olsun, siz hâlâ akillanmayacak misiniz?" ۝ 67 Onlar: "Bir sey yapacaksaniz, sunu yakin da tanrilariniza yardim edin" dediler. ۝ 68 Biz: "Ey ates! Ibrahim´e karsi serin ve zararsiz ol" dedik. ۝ 69 Ona düzen kurmak istediler, fakat biz kendilerini daha fazla hüsrana ugrattik. ۝ 70 Onu da, Lût´u da, âlemler için bereketli ve kutsal kildigimiz yere ulastirip kurtardik. ۝ 71 Ona (Ibrahim´e) Ishak´i, üstelik bir de Yakub´u ihsan ettik ve herbirini salih kimseler kildik. ۝ 72 Onlari buyrugumuz altinda (insanlara) dogru yolu gösterecek önderler kildik. Kendilerine hayirli isler yapmayi, namaz kilmayi, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir. ۝ 73 Biz Lût´a da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu çirkin isler isleyen kasabadan kurtardik. Dogrusu onlar kötü, fasik bir kavimdi. ۝ 74 Onu ise rahmetimizin içine aldik. Çünkü o salihlerdendi. ۝ 75 Nuh da daha önceleri bize yalvarmisti; biz de onun duasini kabul ettik, kendisini ve ailesini büyük sikintidan kurtardik. ۝ 76 Âyetlerimizi yalanlayan kavminden onun öcünü aldik. Süphesiz onlar kötü bir kavimdiler. Biz de hepsini (suda) bogduk. ۝ 77 Davud ve Süleyman´i da (hatirla). Hani onlar ekin hakkinda hüküm veriyorlardi. Hani milletin koyunlari (geceleyin) içinde yayilmisti, biz onlarin hükmüne sahittik. ۝ 78 Biz onu(n hükmünü) hemen Süleyman´a bildirmistik; (zaten) herbirine hüküm ve ilim vermistik. Davud´la beraber tesbih etsinler diye, daglari ve kuslari buyruk altina aldik. (Bütün bunlari) yapan bizdik. ۝ 79 Ona, sizi savasta korumak için zirh yapma sanatini ögrettik, artik sükreder misiniz? ۝ 80 Bereketli kildigimiz yere dogru, Süleyman´in emriyle yürüyen siddetli rüzgari, onun buyruguna verdik. Biz her seyi biliyorduk. ۝ 81 Onun için dalgiçlik yapan ve bundan baska isler de gören seytanlardan da onun buyrugu altina verdik. Onlarin hepsini biz gözetiyorduk. ۝ 82 Eyyûb da: "Basima bir bela geldi, (sana sigindim), sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye Rabbine nida etti. ۝ 83 Biz de onun duasini kabul ettik de basina gelenleri kaldirdik. Katimizdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatira olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik . ۝ 84 Ismail, Idris ve Zülkifl´i de (hatirla). Onlarin hepsi de sabredenlerdendi. ۝ 85 Onlari da rahmetimizin içine aldik. Onlar gerçekten salih olanlardandi. ۝ 86 Zünnun´u (balik sahibi Yunus´u) da hatirla. Hani o, öfkelenerek gitmisti de, bizim kendisini hiçbir zaman sikistirmayacagimizi sanmisti. Fakat sonunda karanliklar içinde: "Senden baska ilâh yoktur, sen münezzehsin, Süphesiz ben haksizlik edenlerden oldum" diye seslenmisti. ۝ 87 Biz de duasini kabul ile icabet ettik, kendisini üzüntüden kurtardik. Iste biz iman edenleri böyle kurtaririz. ۝ 88 Zekeriya da hani Rabbine: "Rabbim! Beni tek basima birakma, sen varislerin en hayirlisisin" diye nida etmisti. ۝ 89 Biz de duasini kabul ile icabet ettik de kendisine Yahya´yi ihsan ettik. Ve esini (dogum yapmaya) elverisli hale getirdik. Dogrusu onlar iyiliklerde yarisiyorlar, umarak ve korkarak bize yalvariyorlardi. Bize karsi derin saygi duyuyorlardi. ۝ 90 Irzini koruyan Meryem´e ruhumuzdan üflemis, onu ve oglunu, âlemler için bir mucize kilmistik. ۝ 91 Dogrusu bu sizin ümmetiniz (tevhid dini olan müslümanlik), bir tek ümmettir (bir tek din olarak sizin dininizdir). Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin. ۝ 92 Ama insanlar din konusunda aralarinda bölüklere ayrildilar ama, hepsi bize döneceklerdir. ۝ 93 Inanmis olarak yararli is isleyenin emegi inkâr edilmeyecektir. Biz süphesiz onu yazmaktayiz. ۝ 94 Yok ettigimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezasini da çekmek üzere) bize dönmemesi gerçekten imkansizdir. ۝ 95 Nihayet Ye´cûc ve Me´cûc(un seddi) açildigi zaman, ki onlar her dere ve tepeden akin edip çikarlar. ۝ 96 Ve gerçek vaad yaklastiginda, iste o zaman kâfir olanlarin gözleri beleriverir. "Eyvah bizlere! Dogrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayir biz zalim kimselerdik." derler. ۝ 97 Siz ve Allah´dan baska taptiklariniz, cehennemin yakitisiniz; oraya gireceksiniz. ۝ 98 Eger onlar ilâh olsalardi, oraya girmeyeceklerdi. Hepsi orada temelli kalacaktir. ۝ 99 Orada onlarin bir inlemeleri vardir. Bunlar orada (sagir olup) bir sey de isitemezler. ۝ 100 Süphesiz katimizdan kendileri için güzel seyler takdir edilmis olanlar, iste oradan (cehennemden) uzak tutulanlardir. ۝ 101 Bunlar onun (cehennemin) ugultusunu bile duymazlar. Canlarinin istedigi seyler içinde temelli kalirlar. ۝ 102 O en büyük korku bunlari üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün iste bugündür" diye karsilarlar. ۝ 103 Gögü, kitab dürer gibi dürdügümüz zaman, yaratmaya ilk basladigimiz gibi, katimizdan verilmis bir söz olarak onu tekrar var edecegiz. Dogrusu biz bunlari yapariz. ۝ 104 And olsun ki, Tevrat´tan sonra Zebûr´da da yeryüzüne ancak iyi kullarimin mirasçi oldugunu yazmistik. ۝ 105 Süphesiz bu Kur´ân´da kulluk eden kimseler için kâfi bir ögüt vardir. ۝ 106 (Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. ۝ 107 De ki, bana ancak söyle vahyolunuyor: "Ilâhiniz ancak tek bir ilâhtir. Simdi siz artik müslüman oluyor musunuz?" ۝ 108 Eger (yine de) yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açikladim; tehdit olundugunuz seyin yakin mi, uzak mi oldugunu bilmem." ۝ 109 Süphesiz Allah açiga vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir. ۝ 110 Bilmem belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir. ۝ 111 (Hz. Peygamber söyle) dedi: "Ey Rabbim! Aramizda gerçekle hükmet ve Rabbimiz O Rahmân´dir ki, isnad ettiginiz (yalan) vasiflariniza karsi yardimina siginilacak olan ancak O´dur. " ۝ 112